İlk Yapı’nın bu ayki konukları Antalya-Çamyuva’daki Güney Tatil Sitesi ile
Mehmet Kütükçüoğlu ve Ertuğ Uçar. Uçar, Teğet Mimarlık’taki ortaklıkları 2000
senesinden bu yana süren mimarların ortak müelliflikle gerçekleştirdikleri ilk
yapılarının en çok sevdikleri projelerden biri olduğunu söylüyor ve
tatil sitesinin geldiği son noktadan pek de hoşnut olmadığını
eklemeden geçemiyor.
Uçar, yapının öyküsünü şöyle anlatıyor:
“33 üyeli Güney Tatil Sitesi Konut Edindirme Kooperatifi, Antalya’nın
batısındaki Çamyuva beldesi sınırları içerisinde sahibi olduğu 5400 m²’lik
arsasına ikiz tatil evleri yaptırmak istiyordu. Verilen emsalleri hesaplayınca o
kadar küçük evler çıkıyordu ki, önce kooperatif yönetimini borçlu üyeleri atarak
üye sayısını olabildiğince azaltmak konusunda ikna etmemiz gerekti. Rakam 26’ya
indiğinde bile evler 2 katta net 53 m²’ye ulaşabildi. Üye aidatlarıyla oluşan
kısıtlı bütçe tasarım-inşaat teknolojisi ve malzeme seçimlerinde ekonomi
gerektiriyordu. 2002’de çevre düzenlemesi, havuzu ve peyzajıyla site
tamamlandığında her üyenin cebinden 20.000 TL çıkmıştı. Yani 110 m2’lik bir ikiz
blok arsa payı hariç ve herşey dahil 40.000 TL’ye malolmuştu. (Bu da neredeyse
250 USD/m²’ye geliyor.)
Güney Tatil Sitesi’nin beyaz kutuları en sevdiğimiz projelerden. 13 bloğu
arsaya yerleştirirken önceliğimiz ikiz blok tipolojisine bir alternatif
koymaktı. Bu alışılagelmiş tipte bloklar arasındaki 6 metrelik bahçe
paylaşılıyor; dolayısıyla kimseye yar olmuyordu. Her ev 2 tarafında da pek bir
işe yaramayan 3 metrelik bahçeler sahiplenmeye çalışıyordu. Burada ikizlerden
birini blok içinde 90 derece döndürerek arsayı daha verimli kullandığımızı
düşünüyorum. 50 m²’lik evlerin hepsi neredeyse evlerden büyük, net ve özelleşmiş
bahçelere sahip oldular. Her ev cepheden veya bloklar arasından ortadaki havuz
alanıyla ilişkisini kurdu.
Beyaz kutuların bahçeye açıldıkları yegane cepheleri aynı zamanda bir balkon
ve terasın içinden çıktığı bir çerçeve. Çerçevenin içi rengini, bahçeyi dolduran
mandalina ağaçlarından alıyor. Sağır duvarlar, Antalya’daki kireç badanalı eski
yazlıklar gibi kaba serpme sıvayla kaplı. Bu sıva çeşitli Akdenz sarmaşıklarının
hızla tırmanmasına elveriyor.
Dediğim gibi bu beyaz kutular en sevdiğimiz projelerden. İleride çok
ilgileneceğimiz bu tür yazlık sitelerin vaziyet planı meseleleriyle ilk haşır
neşir oluşumuzdu. Evlerin içi çok küçük tabii; ancak bahçe yaşamları çok güzel.
Hayıflandığım 2 şey var. İlki şu: İnsanlar buranın küçük bir yazlık olduğunu
bir türlü kabullenmedi. Taşındıkları günden itibaren genişletmeye uğraştılar.
Özenle seçilmiş renklerini, uğraşılmış birtakım detaylarını dağıttılar.
İkincisiyse belediyelerin her seçimde bu girişimlere çanak tutması oldu. Oy
karşılığında ödül gibi dağıtılan ek emsallerle küçük genişlemeler, hatta kat
çıkmak yasal hale getirildi.
Bugün sitedeki birkaç hassas üyenin çabalarıyla bir formül bulmaya
çalışıyoruz. Ancak her ne olursa olsun ilk tasarlandığı zamanki hallerinden
yalnızca bu fotoğrafları kalacak…”