Sevil Sabancı Özel Binicilik Tesisi

04 Kasım 2009
Sevil Sabancı Özel Binicilik Tesisi

İlk Yapı'nın bu ayki konuğu Sevil Sabancı Özel Binicilik Tesisi ile Brigitte Weber. Weber 2006 yılında projelendirdiği tesis için "Atların rahat ve sağlıklı yaşayabileceği, binicilerin ise doğayla iç içe ve kendilerini özgür hissedebilecekleri bir proje gerçekleştirdiğimizi düşünüyorum" diyor.

İşte Weber'in kaleminde ilk yapısının öyküsü:

"Sevil Sabancı'nın özel binicilik tesisini biz projelendirmiştik. Bu çalışmadan memnun kalan Sabancı, kendisi gibi at sporlarıyla ilgilenenlerin faydalanabileceği büyük bir tesis kurmak istiyordu. Bu düşünceyle S Binicilik Tesisi projesini hazırlamamızı bizden istedi.

Projeye başlamadan önce bir at tesisinin nasıl gözükmesi gerektiği konusunda dünya literatüründe uzun soluklu bir araştırma yaptık. Yurtdışındaki örneklerde gördüklerimiz, ahşap oymalı ve ağır işçilikli, klasik tarzın devamıydı. Biz burada modern mimari örnekleri ortaya koyarak ahşap yerine doğaltaş kullandık ve sadeliğe önem veren bir tasarım gerçekleştirdik. İç mekan tasarımında detaydan kaçan ve ince işçilik değil daha sert ve küt hatlara sahip çizgiler tercih ettik.

SIEC 4.000 m²'si açık, 3.500 m²'si kapalı olmak üzere, toplam 7.500 m2'lik bir alanda kurulu. Binicilik sporunun her türlü hava koşulunda gerçekleştirilebileceği merkez'de, 70 x 35m boyutlarındaki açık manej ve 50 x 25m boyutlarındaki kapalı manej bulunuyor. Kapalı ve açık manej arasında yer alan kulüp binasının içinde cafe-restoran, soyunma odaları ve yönetim birimleri yer alıyor.

Merkezde 300 m2'lik alanda hizmet verecek bir restoran da bulunuyor. 100 konuğa servis sunabilecek kapasitedeki restorandan kapalı ve açık manejde yapılan aktivitelerin izlenmesi mümkün.
Toplam 56 ahırın bulunduğu binicilik merkezinde 7 adet eyer odası, 4 adet at yıkama bölümü ile adale yumuşatma, ısıtma ve tedavi amaçlı kullanılan 1 adet solaryum bulunuyor. Veteriner ve nalbanthane hizmetleri yine bu alan içerisinde gerçekleştiriliyor.

İstinye eteklerinde oldukça eğimli ve üçgen yapıda olan arazi binicilik tesisleri standartlarının uzağındaydı. Binicilik tesislerinin dümdüz ve dikdörtgen bir arazide konumlanması gerekiyor. Biz 16 metreye varan kot farkını dezavantajdan avantaja dönüştürmeyi başardık. Eğimli araziyi düzleştirerek altından çıkan hacimleri ahır olarak kullandık, ufak olan proje alanında da yer kazanmış olduk.

Tesisin yapılacağı bölgede mahalle dokusunun da bozulmamasına dikkat ettik. Başka insanların manzarasından çalmadan büyük bir kapalı manejin nasıl sevimli bir biçimde tasarlanabileceği üzerine düşündük. Bunun için de binayı yükseltmek yerine aşağıya doğru gömdük. Atların algılarının dağılmaması için dışarıdaki hareketliliği görmemeleri gerektiğinden kot farkı, belli bir yükseklikte tutuldu. At dışarıyı görmezken binici atın üstünden Boğaz'ı izleyebiliyor.

Arazide boğaz manzarası çok önemli bir yere sahip. Projeyi tasarlarken bu manzaranın olabildiğince içeri çekilmesi üzerine çalıştık. Cafe-restoran bölümünü maneje hakim olacak şekilde planda yerleştirip cephede cam kullanmayı tercih ettik. Böylece hem içeride otururken hem de açık manejde ata binerken manzaranın izlenebilmesini sağladık.

Atlar zamanının çoğunu büyük bölümünü ahırlarda geçiriyorlar. Oldukça hassas ve meraklı olan bu canlılar ahırlarda sıkıldıklarından ve her şeyi yemek eğiliminde olduklarından dolayı çevredeki nesnelerin atlara zarar vermeyecek şekilde düzenlenmesi ve buna göre malzemelerle yapılması gerekiyor. Ahırın içindeki demirden üretilen bazı nesnelerin pürüzsüz olması şart çünkü atlar çok az bir çıkıntıya bile sürtünerek kendilerine zarar verebiliyor. Atlar tesisin aydınlatma sisteminin oluşturulmasında da büyük öneme sahip. Engelli koşu yaptıklarından dolayı gölgeleri de birer engel olarak görebiliyorlar. Bu nedenle kapalı manejde homojen ve hiç gölge oluşturmayan aydınlatma sistemleri kurduk. Açık manejde de güneşten gelen ışığın hiçbir noktada gölge oluşturmayacak şekilde etraftaki nesneleri ayarladık. Geceleri de açık manejin aydınlatması gölge yapmayan projektörler tarafından sağlandı.

Atların rahat ve sağlıklı yaşayabileceği, binicilerin ise doğayla iç içe ve kendilerini özgür hissedebilecekleri bir proje gerçekleştirdiğimizi düşünüyorum."


 
Bu Haberi Sosyal Medyada Paylaşın
Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış.
Bu İçeriğe Yorum Yazın
Ad Soyad
E-posta
Yorum
Kalan karakter :

YEM | Facebook YEM | Twitter YEM | Linkedin