Mimarizm
Mimarizm
Etkinlikler
OcakŞubatMartNisan
MayısHaziranTemmuzAğustos
EylülEkimKasımAralık
Yarışmalar
OcakŞubatMartNisan
MayısHaziranTemmuzAğustos
EylülEkimKasımAralık
Mimarizm

İstanbul'un Endüstri Mirası "Mimari Dönüşüm Düşleri"yle Canlanacak

Amber Eroyan / 29 Aralık 2015
DGA'nın İstanbul'a odaklanan Endüstri Mirası Haritalama Projesi'ni 2015 ortasında duyurmuştuk. Ekip şu anda projeyi bir adım öteye taşıyarak açık kaynak bir veritabanına dönüştürmenin ve etkinliklerle canlandırmanın arifesinde...

Süreç hakkında bilgi aldığımız DGA kurucusu Dila Gökalp, elinde bilgi-belge olan herkesin rahatlıkla güncelleme yapabileceği yeni web sitesinin aynı zamanda, bu konudaki etkinliklerin takip edilebileceği bir platforma dönüşeceğini belirtiyor.

- İstanbul'daki endüstri mirası ile ilgili bir haritalama çalışması yaptığınızı biliyoruz. Bu projenin çıkış noktası ne oldu, şu an hangi aşamada? 

Son yıllarda tasarladığımız ofis projelerinin tesadüfen büyük kısmının temel hedefi endüstri yapılarının içinde yeni çalışma mekanları oluşturmakla ilgiliydi. Levent – Maslak aksında sürekli olarak endüstri yapılarına girip, içerideki araç ve makineleri çıkartırken bulduk kendimizi. Bu aksta özellikle son yıllarda yeni teknolojiyle üretilmiş ofis yapıları da mevcut. Biz bir şekilde belirli bir döneme tanıklık etmiş bu yapıların içinde çalıştık. Öyle olunca da “endüstri mirası” kavramını daha derin araştırmak ve anlamak istedik. 

Mobilike 
 

Maslak Factory 

Ofis olarak ilgi alanımıza giren konuları araştırma eğilimimiz var (DGA Lab), Endüstri Mirası da bu konulardan biri olarak başladı. Doç. Dr. Gül Köksal’ın 2005 yılında tamamlamış olduğu doktora tezine eriştik, İstanbul’un endüstri mirası yapılarına dair geniş kapsamlı bir araştırmayla karşılaştık. Bu bize çok iyi bir başlangıç oluşturdu, araştırma ekibimizle hem “endüstri mirası” kavramını hem de İstanbul’un endüstri mirası yapılarını derinlemesine araştırmaya başladık. 

İstanbul'un 175 endüstri yapısı kayıt altına 

- Araştırma sürecinde başvurduğunuz başka kaynaklar oldu mu?

Bu konuyla ilgili yapılmış çok sayıda çalışma var elbette, hepsine ulaşmamız çok zor ama birçok tez, kitap ve araştırmaya ulaştık diyebilirim. Üretilmiş olan bu değerli bilgilerin görünür olması gerektiğini biliyorduk, bizim gibi meraklılarının olduğunu da. Bunun için anlaşılabilir, okunabilir ve tabii ki kolay erişilebilir bir yazılım ve grafik tasarladık. Yapıları üretim tiplerine göre etiketleyip, ikonları ve fotoğrafları baz alarak bu yapılar için piktogramlar tasarladık.

Her yapıya ait alt başlıklar ürettik: “İsim – Kuruluş Yılı – Konumu – Yapı Hakkında Bilgiler – Mimari Özellik – Bugünkü Durumu ve İşlevi – Fotoğraflar”. Araştırma ekibimiz sürekli olarak bilgi giriyor ve güncelleme yapıyor. 43 yapıyla başladığımız haritalama projesi bugün 175 yapıya ulaştı. Fakat hedefimiz, harita yazılımının açık kaynak olarak geliştirilmesi. Böylece elinde bilgi-belge olan herkesin rahatlıkla güncelleme yapması sağlanabilir.

Harita hâlâ ofisimizin kendi web sayfasında duruyor fakat yakında www.endustrimirasi.com'a taşınacak. Daha sonra da yazılımda güncellemeler yaparak daha geniş kitleye ulaşmasını sağlamayı ve bu konuyla ilgili yapacağımız etkinliklerin takip edilebileceği bir platforma dönüşmesini amaçlıyoruz. 

"Her tarihi ve kültürel değeri olan yapı müze mi olmalı?"

- Bu etkinliklerde nasıl bir süreç ve yöntem izlemeyi öngörüyorsunuz? Hedefleriniz neler?

Haritanın sadece statik bir bilgi külliyatı üretme gibi bir amacı olmasın istedik. Bu çalışmaya Endüstri Mirası kavramını yaygınlaştırmak için başlamıştık ama haritayı gören, kullanan kurum ve kuruluşların olduğunu duydukça ürettiğimiz araştırmanın bir yerlerde işe yaramasından daha çok haz aldığımızı fark ettik. Bilgi Üniversitesi proje stüdyosu ve İTÜ’de Koruma dersinde haritamızın öğrenciler tarafından tabiri caizse altı üstüne getirilmiş, çok mutlu olduk açıkçası. Bu dersler kapsamında yapılarla ilgili ürettikleri ödevler de haritaya en kısa zamanda eklenecek. Haritanın farkındalık yaratmanın ötesinde bir diğer amacı, yapılarla ilgili yapılmış yaratıcı çalışmaların ve araştırmaların da online ortamda sergilenmesi.

Farkındalık, etkileşime; etkileşim de yaratıcı bilginin üretilmesine neden oluyor. Haritada yapıların bilgi kutucuklarına tıklandığında başlıklardan biri de “Mimari Dönüşüm Düşleri”. Şimdilik bu başlık altında herhangi bir şey yok ama yeni yılla beraber başlayacağımız etkinlik dizisiyle burası da dolmaya başlayacak. 

Endüstriyel mekanlar için yeni yaşamlar düşlemek

- "Mimari Dönüşüm Düşleri", doğrudan mesleki bilgi ile ilişki kuran bir etkinlik dizisi adı. Dönüşüm kelimesinin bu kadar yaygın kullanıldığı bir ortamda daha bilgiye dayalı bir çalışma hedeflediğinizi düşünüyorum...

Tam da burada “Adaptive Re-use” kavramı ortaya çıkıyor. Bizim de mekanları dönüştürürken üzerine düşündüğümüz noktalardan birisi bu. Mekanlar dönüşüyor ama neye? Değişiyor ama nasıl? Endüstri mirasının dönüşmesini tartışırken, "Her tarihi ve kültürel değeri olan yapı müze mi olmalı?" sorusu geliyor akla. İşte bu nedenle hazırlamış olduğumuz Endüstri Mirası Haritalaması'nı tasarımcı bakış açımızla birleştirerek bu kavramı düzenleyeceğimiz bir dizi etkinlikle tartışmaya açmak istedik. 

Endüstri Mirası Düş Atölyesi olarak kurguladığımız etkinlikler bu yapıların haritadan silinmemesi ve yaratıcı bakış açıyla kent yaşamının bir parçası olmalarını amaçlayan bir think-tank atölyesi. Temel amacı Endüstri mirası yapılarını bulundukları kentsel çevrenin ihtiyaçları ve ilişkileri gözetilerek yaşayan mekanlar haline getirmek, yapıların kendi mekansal kurgularına dair yaratıcı işlevler üretmek ve miras envanterinin önemine vurgu yapmak.

Böylece her iki ayda bir 1 endüstri mirası yapısını dosya olarak ele alacağız. Yapıları birçok açıdan ele alabilmek için; öğrenciler, girişimciler, uzmanlar, araştırmacılar ve tasarımcılar ile yapının kente yeniden kazandırılması üzerine düşünceler ve tasarımlar üretmeyi planladık.

Düş Atölyeleri kapsamında seçilen yapıyı görüş alışverişi yaparak tartışmaya açmak, alan ziyareti yapmak, uzman seminerleri düzenlemek ve tasarım maratonları düzenleyeceğiz. 

Bu atölyeler sadece bir DGA projesi değil, beraber çalışmaktan zevk aldığımız ve dirsek temasında olmaktan mutluluk duyacağımız meslektaşlarımız da bize destek verecek ve hep beraber üreteceğiz. Yakında etkinliğin tam içeriği, programı ve atölye mekanıyla beraber destekçilerimizi de açıklayacağız. 

"Bu yapılar kentlerin mekansal hafıza değerleri"

- Endüstri mirasının mekansal dönüşümüne ilişkin yurtiçi ve yurtdışındaki uygulamaları nasıl değerlendiriyorsunuz? Düş Atölyeleri için çıkardığınız dersler/notlar neler?

Ülkemizde çok fazla örnek yok. "Adaptive re-use" anlamında en iyi endüstri mirası projelerinden aklıma gelenler; Bilgi Üniversitesi Silahtarağa Kampüsü (santralistanbul), Tuz Ambarı, Bomonti Ada, Sumahan Oteli, Cer Modern. Yurtdışında ise çok örnek var. Favorilerim; Ruhr Museum, Tate Modern, Technopole for Industrial Research Shed #19 / Andrea Oliva Architetto, Fondazione Prada / OMA , Refurbishment Viaduct Arches / EM2N…

Tekmak projesi, DGA

Düş Atölyeleri ile bu yapıların kente katabileceği mekansal imkanları ve hacimsel ilhamı çok önemsiyoruz. Her yurtdışı ziyaretimde iyi örnekleri gördükten sonra bizim endüstri mirasımız konusunda daha fazla farkındalık uyandırmamız ve bu yapıların verimli ve ilham verici kullanımlara açılması gerektiğini bir kez daha görüyorum. Sahip oldukları mekansal ve hacimsel kalite ve değerler, bugün biz mimarların zaman faktörü, yönetmelikler ve işveren baskısı nedeniyle projelerimizde uygulayabileceğimiz detaylar değil maalesef; kat yüksekliği ve iç boşluklar, farklı zamanlarda eklemlenmiş hacimler, strüktürel özellikler vb. Ayrıca bu tür yapıların kentte bulundukları yerler eskiden kent dışı olarak görülürken şimdi kent merkezinde kaldığından önemli kentsel mekanlar olarak da görülmeliler. Bu tür alanlar bu yapılarla beraber daha çok kullanıcının yararlandığı kültürel – sosyal – rekreatif imkanların yanı sıra  barınma – çalışma gibi ihityaçları karşılayabilir. Endüstri mirası yapılarının kent hayatının parçası haline gelmesi kentlerin bellek ve yapı stoğu açısından sürdürülebilirliği anlamında da önemli. Bu yapılar kentlerin mekansal hafıza değerleri. Ayrıca, yıkıp yeniden yapmak yerine elimizde olan bu yapı stoğunu değerlendirerek kaynaklarımızı da verimli kullanmış oluruz.

* * *

ENDÜSTRİ MİRASI HARİTALAMA PROJESİ

Son yıllarda üzerinde çalıştığımız projeler kapsamında endüstri yapılarını değişik açılardan inceleme ve değerlendirme fırsatımız oldu. Günümüz standartlarına uygun endüstri yapısı tasarlamak da dahil olmak üzere bu yapıların içinde / yanında birçok mekan tasarımı yapmamız istendi. DGA olarak proje bağlamını ve geçmiş izlerini önemsediğimizden, bu tür yapıların dinamiklerini anlamak için çeşitli ön çalışmalar yapmaktayız. Dolayısıyla elimizde endüstri yapılarıyla ilgili epey bilgi arşivlenmiş durumda. Adaptive re-use (nitelikli dönüşüm) kapsamında değerlendirilebilecek olan projelerimizi biraz daha derinleştirmek için yaptığımız bu bilgi birikimini bir tasarım araştırması projesiyle gündelik hayatın parçası haline getirerek herkesin kullanabilmesini istedik. Böylece DGA ekibi olarak endüstri mirasına dikkat çekerek bu yapılarla ilgili farkındalık yaratmak ve kent hayatına katılmalarını sağlamak amaçlı bir tasarım araştırması ve beraberinde çeşitli tasarım / sanat etkinlikleri kurguladık. 

“Endüstri Mirası Haritalama Projesi” kapsamında Istanbul’un endüstri mirası araştırılıp belgelendi ve dijital olarak haritalandı. Projenin web sayfası sayesinde herkesin kullanımına açılıp gündelik hayatın parçası olma fırsatını veriyor. Haritaya işlenmiş bilgiler interaktif olmasının getirdiği avantajla herkesin kullanımına ve katkısına açık. Yazılımın belirli aşamalarda güncellenip daha etkin özellikler kazandırılması amaçlanıyor.

Önceleri bir tasarım araştırması yapmak amaçlı yola çıktık, DGA ekibini heyecanlandıran bu endüstri yapılarının mekânsal ve yapısal özellikleri anlamak için. Karşımıza çıkan külliyatı anlamak ve bunun daha ulaşılabilir bir bilgi haline gelmesi gerektiğini düşünerek bu çalışmayı kurguladık. Zamanla oluşturduğumuz bu kültür envanterini daha nasıl yaygın kullanımını sağlayabiliriz sorusunu çözmek için konunun uzmanlarına ve destek verecek kurum ve kuruluşlara ulaşmaya başladık. Amacımız konuyla ilgili bilgi birikimi olan veya heyecan duyan bireyleri projenin parçası olmasını sağlamak. “Endüstri Mirası Keşfi” adı altında bu kültür birikimini mekânsal, sosyal, kültürel ve tarihsel yönlerini daha geniş kentli birey sayısına ulaştırmak için akademisyen, mimar, tasarımcı, sanatçılardan oluşan bir grup ile etkinlikler organize ettik. Program genel hatlarıyla seminer, workshop, performans, sergi gibi etkinliklerden oluşmakta ve belirli aralıklarda, söz konusu miras yapılarında yapılmaktadır.

DGA Lab Ekibi:
Ekin Sıla Bora
Dila Gökalp
Nergis Kahraman
Marija Milenkoska
Ece Karabınar
Beyza Nur Taşçı
Onur Yalçın 

Genel Kapsam:
Doç. Dr. Gül Köksal’ın 2002 senesinde yapmış olduğu doktora tezinden hareketle, İstanbul’da listelenen endüstri mirası yapısı 43 adet. Bu yapıların peşine düşerek hem arşiv taraması yaparak hem de yerinde inceleyerek haritaladık ve database oluşturduk. Veriler şu başlıklar altında toplandı:

• Üretim tipi
• İsmi
• Kuruluş Tarihi
• Konumu
• Yapı Hakkındaki Bilgiler
• Mimari Özellik
• Bugünkü Durum ve İşlev
• Mimari Dönüşüm Düşleri
• Fotoğraflar

Ayrıntılı bilgi için tıklayınız.


Etiketler
Bu Haberi Sosyal Medyada Paylaşın
Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış.
Bu İçeriğe Yorum Yazın
Ad Soyad
E-posta
Yorum
Kalan karakter :

Bölüm Sponsorları