"Binalar Konuşuyormuş": Mimari Bir Hayal Atölyesi

Nurgül YARDIM / 24 Mayıs 2013
Mimar olmanın en güzel yanı konuşmak olabilir. Binalar üzerine, kentler üzerine, insanlar üzerine... Bunu çocuklarla yapmak ise harika!

Mimar olmanın en güzel yanı konuşmak olabilir. Binalar üzerine, kentler üzerine, insanlar üzerine.. Bunu çocuklarla yapmak ise harika! 


Beş yıldır gönüllü olarak çalıştığım sivil toplum kuruluşu Young Guru Academy (YGA)'da geçtiğimiz ay boyunca 6. ve 7. sınıf öğrencileriiçin bir atölye çalışması düzenledik. Mimarlığı, mimariyi anlatmak üzere bol düşünceli ve son ürünleri ile fazlaca ilgi çeken saatler yaşandığını rahatlıkla söyleyebilirim.

Atölyeye katılan çocuklar, Darüşşafaka Eğitim Kurumları'nın 6. ve 7. sınıf seviyesindeki 23 öğrencisi. Microsoft Türkiye ile YGA ortaklığında düzenlenen, öğrencilerin liderlik becerilerini artırmayı ve geleceğin sosyal sorumluluk liderlerini yetiştirmeyi hedefleyen "Hayal Okulu" projesinde yer alıyorlar.

 Yürütücüler olarak, hem çocukların kente ve mimariye dair hayal kurmalarını, üstüne düşünmelerini teşvik ettik, hem de mimari hayallerden ortaya çıkan ürünlerle Hayal Okulu'nu nasıl besleyebilecekleri üzerine düşündük.


  Atölye ekibi birarada....


Kent - Mimar - Mimarlık - Yüzler/Cepheler

"Binalar Konuşuyormuş" derken gerçekten bir şeyler söyleyebilen yapıların kentle olan ilişkilerinden de bahsetmek istedim -ki biz mimar olarak bunun ne kadar farkındayız, o da tartışılır-. Çocukların İstanbul'da yaşarken, yapıların ve kentin birlikte var olduğunu görmelerini sağlatmak da bizim için önemliydi. Öncelikle mimarı anlatmak, kenti anlamak gerekir düşüncesindeydim.

Hayal kurarken bir yandan da bunu nasıl projelendireceğini düşünen 12-13 yaşlarındaki çocuklardan mimarlık üzerine, cepheler üzerine bir şeyler beklemek sanırım bu atölye çalışmasının en anlamlı noktası...  Cephe kısıtlaması, bizleri de cephe diye tasvir ettiğimiz kavramı çocuklarla birlikte sorgulamaya itti. Bunu yaparken "yüz"ün bizim için önemli bir ifade biçimi olduğu söylenebilir.


  sunum slaytı
 
Ortaya çıkan cephe tasarımları (çocukların diliyle 'konuşan yüzler') ve üstüne mimari jüri tadında geçen anlatımlar... Sanırım insan mimarlık eğitiminden öyle bir etkileniyor ki, her an anlatmak, dinlemek ve yorumlamak istiyor. Tüm bu atölyeler sırasında mimarinin malzeme ve görsellikten çıkıp, çocuk zihninde nasıl kavramlarla birleştiğini görmekse en heyecanlı kısımdı!


  atölye


Sonraki sayfada:
Çocuklar ve mimari gerçek



 
Bu Haberi Sosyal Medyada Paylaşın
Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış.
Bu İçeriğe Yorum Yazın
Ad Soyad
E-posta
Yorum
Kalan karakter :