Yapı Sektöründe Yeni Bir Rekabet Aracı: İnovasyon

yapi.com.tr / 05 Mayıs 2011


Yapı-Endüstri Merkezi'nin (YEM), Türkiye'deki ekonomik büyümeden doğrudan etkilenen ve hem istihdamın hem de ekonominin lokomotifi olan inşaat sektörünün kurumsallaşmasına katkıda bulunmak ve agresif rekabet ortamında kurum ve kuruluşların fark yaratmasına destek olmak amacıyla, bu yıl ilkini düzenlediği 'İnovasyon Konferansı', YEM'in Fulya'daki merkezinde gerçekleştirildi. Endüstriyel yapı harçları üretiminde dünya lideri olan Saint-Gobain Weber'in ana sponsor olarak desteklediği konferansın ana odağı, 'yapı ve inşaat sektöründe iş mükemmelliği ve inovasyon' olarak belirlenmişti.

Gayrimenkul, yapı malzemesi ve müteahhitlik alanları başta olmak üzere sektörde inovasyona yatırım yapmak isteyen profesyonelleri buluşturan etkinliğin açılış konuşmalarını YEM Yönetim Kurulu Başkanı Doğan Hasol ve Saint-Gobain Weber Türkiye Satış Direktörü Osman İlgen yaptılar. "Yapı sektörünün geleceği inovasyonda" diyen Doğan Hasol, ancak öncelikle 'inovasyon' sözcüğüne Türkçe bir karşılık bulunması gerekliliğine vurgu yaptı. "Türkçe'sini bilmediğimiz, bulmadığımız alanlarda ilerlememizin mümkün olmadığını düşünüyorum" diyen Hasol, 'yenilikçilik' önermesini yineledi.

Hasol'dan sonra söz alan Osman İlgen de, inovasyonun çağımızda firmaların yeniliği yakalayabilmeleri ve değişime ayak uydurabilmeleri için bir varoluş biçimi haline geldiğini söyledi. Günümüz pazar koşullarının inovasyonu, sürekliliği olan bir yönetim anlayışı olarak kabullenmeyi gerektirdiğine dikkat çeken İlgen, "Biz Weber olarak inovasyonun, firmaları daha iyi, verimli ve gelişmiş bir düzleme taşıyacak etkin bir araç olarak kavranması gerektiğine inanıyor; çalışmalarımızı bu doğrultuda sürdürüyoruz. Faaliyette olduğumuz 46 ülkede sektörümüzün gelişimi adına inovasyon kültürünün yaygınlaşmasını destekliyor, kendi payımıza düşeni de üstleniyoruz" şeklinde konuştu.

"İnovasyon, hem yeni ve farklı bir şeyler yaratmak, hem de mevcut şeyleri yapmanın yeni yollarını bulmak"

Açılış konuşmalarının ardından 'anahtar konuşma' için sahneye gelen BMGI Avrupa Genel Müdürü Greg Kinsey ve BMGI Türkiye Genel Müdürü Tevfik Durmuşoğlu, sürdürülebilir inovasyon için ipuçları verdiler. Doğan Hasol'un inovasyon için Türkçe bir karşılık bulunması isteğine gönderme yapan Greg Kinsey, ancak kavramın İngilezce'de de tam anlaşılamayabildiğini aktardı. İnovasyonun, hem yeni ve farklı bir şeyler yaratmak hem de mevcut şeyleri yapmanın yeni yollarını bulmak olarak tanımlanabileceğine değinen Kinsey, bunların farklı biçimlerde ve büyüklüklerde olabileceklerine değindi. Kinsey, bir fikri uygulamaya almak, müşteriler ve satıcı için yeni bir değer yaratmak olarak adımlaştırdığı inovasyon sürecinde 'iş odaklı' düşünmenin öneminin altını çizdi. İnsanların, kanıksadıkları bir iş yapma biçimi olduğu için inovasyon konusunda zorlandıklarına değinen Kinsey, çeştli örneklerle inovasyon mitleri üzerinde durdu. D4 inovasyon sürecinden de bahseden Kinsey, bunları tanımla, keşfet, geliştir ve hayata geçir olarak özetledi.

"Başarılı bir inovasyon için sektör üstü bir bakış gerekli"

Esinlenmenin ve iyi uygulamaları uyarlamanın inovasyon için önemine işaret eden Tevfik Durmuşoğlu ise, bu anlamda inovasyonun sektörler üstü bir bakış açısıyla ele alınması gerekliliğine işaret etti. Kendi deneyimlerinin Türk firmalarının genelde inovasyon eğrisinde nerede olduklarını bilmediklerini ortaya koyduğunu ifade eden Durmuşoğlu, sistematik yapısal bir süreç olan inovasyonun öngörülebilir ve planlanabilir bir süreç olduğunu söyledi. Organizasyonel desteğin inovasyonun kilit girdilerinden biri olduğunu belirten Durmuşoğlu, yapılması gerekenleri, kurum olarak nerede olunduğunun anlaşılması, alt süreçlerin durumuna göre bir plan geliştirilmesi, inovasyonun süreçleştirilmesi ve bunun bütün birimler tarafından benimsenmesi olarak özetledi. Durmuşoğlu, Türkiye'nin, inovasyonun üç önemli bileşeni olan bilgi, sermaye ve yetkin genç nüfus kriterlerini taşıdığını anımsattı ve "Yakın gelecekte çok önemli bir sıçrama yapabiliriz" dedi.



Açık inovasyon

İnovasyon Konferansı 2011'in ilk bölümünün son sunumu ise 'açık inovasyon' oldu. acikinovasyon.com Platformu Kurucu Ortakları Yakup Sezer ve Nurettin Coşkun, bir yıllık bir deneyim olan platform deneyimlerini aktardılar. Açık inovasyonu, 'inovasyona giden kısa yol' olarak sunan acikinovasyon.com Genel Müdürü Yakup Sezer, "Şirket içindeki bilginin yanı sıra dışardaki entelektüel birikimi de kullanmanız gerektiğini söyleyen bir paradigma" dedi. Açık inovasyonun çok geniş bir alanda pekçok paydaşla yapıldığını aktaran Sezer, bunun da ilave beyin gücü, farklı bakış açıları ve düşük maliyetle yüksek inovasyon performansı anlamına geldiğini ifade etti.

acikinovasyon.com Kurumsal Satış Direktörü Nurettin Coşkun da başarılı tek bir inovasyon için 3000 fikre ihtiyaç olduğunu açıkladı ve bunun da şirketlerin yüzünü dışarı dönmesini gerektirdiğini sözlerine ekledi. acikinovasyon.com vakalarından örnekler veren Coşkun, ürün ve hizmet, araştırma ve keşfetme, marka birlikteliği - pazar analizleri alanlarında açık inovasyondan faydalanabileceğini söyledi.

Etkinliğin ikinci bölümünde ise yöneticiliğini Boğaziçi Üniversitesi Endüstri Mühendisliği Bölümü Mühendislik ve Teknoloji Yönetimi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ali R. Kaylan'ın yaptığı panelde 'Yapı Sektöründe Rekabetin Yeni Adı: İnovasyon' konusu ele alındı. Eczacıbaşı Holding İnovasyon Koordinatörü Ata Selçuk, Philips Tüketici Ürünleri Genel Müdürü Elvan Özkal, Philips Aydınlatma Genel Müdürü Ülkem Kırımlı ve DuPont Türkiye-İsrail-Kafkaslar Ülke Müdürü Hanefi Küçük, kurum olarak 'inovasyon'u nasıl kavramsallaştırdıklarını ve iş süreçlerine nasıl yansıttıklarını anlattılar.


Bu Haberi Sosyal Medyada Paylaşın
Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış.
Bu İçeriğe Yorum Yazın
Ad Soyad
E-posta
Yorum
Kalan karakter :

YEM | Facebook YEM | Twitter YEM | Linkedin