"Venedik'te Gözünüzü Dört Açın!"

Gizem ŞAHİN / 12 Ağustos 2014

En iyi projelerin Venedik Mimarlık Bienali gezisiyle ödüllendirileceği Ytong Mimar Fikir Yarışması'nda geri sayım başladı. Başvuruları 18 Ağustos'ta sona erecek yarışmanın jüri üyelerinden Tuncer Çakmaklı, Venedik'in ve bienalin mimarlar için ne anlama geldiğini anlattı. Çakmaklı, genç mimar ve mimar adaylarının gözlerini dört açmaları gerektiğini, zira bu kez "dünyaya ders verme kabiliyetinde" bir bienalin kendilerini beklediğini vurguladı.



Genel olarak Venedik şehrini ve Venedik Mimarlık Bienali'ni, Ytong Mimari Fikir Yarışması'nın teması (Kültürel süreklilik aracı olarak Mimarlık) bağlamında nasıl değerlendiriyorsunuz? Yine bu eksende 14. Venedik Bienali'nin temasını (Fundamentals) nasıl yorumlarsınız?

Venedik kuruluşundan bugüne varlığını ve yaşam kalitesini korumuş özgün bir kent. Yüzyıllar öncesinde olduğu gibi bugün de aynı heyecan ve keyifle bu kenti yaşamak mümkün. Bunu anlamak için de nedenlerini araştırarak güncel yaşam alanlarımızda tekrar değerlendirmek zorundayız.

Günümüzde kentsel çevrenin bozulmasına neden olan müşterilere ve kullanıcılara bunu anlatacak en iyi yer Venedik. "Fundamentals" temalı bienal sergisi de genel anlamda bunun çerçevesini oluşturuyor. Bu sene Venedik Bienali tam anlamıyla dünyaya ders verebilme kabiliyetinde…


Kültürel süreklilik anlamında, yeni üretimlerin bu amaca hizmet etmesinin yanında, kentsel hafızada var olan değerlerin ve bu değerlerin temsilcisi olan oluşumların (konutlar, kültür mekanları, sokak dokuları, siluet..) korunarak yarına aktarılması da önemli. Türkiye'de korumaya bakış açısı ve bu konuya dair toplumsal farkındalık düzeyi hakkında ne düşünüyorsunuz?

Türkiye'de koruma sahtece uygulanıyor. Neyin, neden ve nasıl korunacağı bilimsel yöntemler yerine, yüzeysel olarak ve anlamsızca belirleniyor. Bu anlamda da Venedik örneklerle kaynıyor. Yarışmacıları, gözlerini bir daha açıp bunları yerinde incelemeye davet ediyoruz.


Mimarlığın ve ele aldığı konuların sadece sektördeki kişileri değil, toplumu ve insanların yaşayışını doğrudan etkilediğini düşünürsek; sizce mimari fikir yarışmaları, mimarlar ve mimarlık öğrencileri arasında bir fikir ve tartışma ortamı yaratmasının dışında, toplumun geri kalanının da konu hakkında ilgisini çekerek, bir kamuoyu yaratma aracı olarak kullanılabilir mi?

Zaten amacımız buydu. Yarışma kelimesi maalesef benim için yanlış. Amaç spor müsabakası yapmak değil; üretimin içinde, kullanıcılarla birlikte daha iyi bir yaşam alanı kurabilmek için ortak araştırmalar yapmak ve fikirler üretmek. Aslında bunu en doğru ifade eden, başlıkta yer alan "fikir" kelimesi. Büyük fikirler aranıyor ve "her büyük fikir Venedik'e çıkıyor."



Yarışma başvuruları değerlendirilirken, yarışmanın konusu dışında ortak bir alt metnin olmaması katılımcılara serbestlik sağlarken, jüri üyeleri için zorlayıcı bir faktör olabilir mi? İyi sunum iyi fikrin önüne geçer mi?

İyi fikir kendini iyi sunar. Tanımlanmamış fikirler ise tam doğmadıkları için iyi sunulamaz. Araçlar ve sunum serbestliği bunu destekliyor. Sonuçta bu bir mimari bina yarışması değil.


Peki bu yarışmanın ne söylemesini bekliyorsunuz?

Gözlerimizi açalım. Her an her anıyı, her kaliteli yaşamı tespit edelim. Gerçek değerlere sahip çıkalım ve eksiklerini tamamlamaya çalısalım. İşi ticarete kurnazlığa dönüştürmeden, ortak kaliteli yaşam için, paylaşarak kullanabilmek için düşünelim. Duyarlı kullanıcılar gerçek değerleri görür ve doğruların yapılmasını mümkün kılarlar.


İlişkili Haberler
Bu Haberi Sosyal Medyada Paylaşın
Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış.
Bu İçeriğe Yorum Yazın
Ad Soyad
E-posta
Yorum
Kalan karakter :

YEM | Facebook YEM | Twitter YEM | Linkedin