"Mimar Olmak Pek de İlginç Değil"

mimarizm.com / E. Seda KAYIM / 30 Eylül 2011
Bu yıl altıncısı gerçekleştirilen ve her yıl olduğu gibi Eski Galata Köprüsü'nü "ele geçiren" İstanbul Design Week (IDW), ikinci gününde eski Future Systems ortağı ünlü İngiliz mimar Amanda Levete'yi ağırladı.



Mimar, 2009 yılında hayatını kaybeden Çek asıllı mimar Jan Kaplicky ile Future Systems'da sürdürdüğü 20 seneyi aşkın pratiğinden örneklerin yanı sıra, güncel ofisi Amanda Levete Architects (AL_A) bünyesinde Victoria&Albert Müzesi, Napoli Monte St Angelo metro istasyonu ve Londra Tasarım Festivali için gerçekleştirdiği mekansal düzenlemelere ilişkin detayları paylaştı.

Future Systems'ın ikonik işlerinden Comme de Garçons mağaza tasarımı, Lord's Media Centre ve Birmingham Selfridges alışveriş merkezi projelerinden kısaca bahseden Levete, "Yalın bir görsellik, muhteşem fikirler barındırabilir" fikrini vurguladı. Mimar bu yaklaşımını, Selfridges'ın mukarnas formundan yola çıkılarak tasarlanmış giydirme cephe sistemi üzerinden örnekledi.



Sunumunda, IDW ruhuna uygun şekilde mimarlık projelerinden ziyade endüstri ürünü tasarımlarına ağırlık veren Levete, çeşitli markalar için ortaya koyduğu mobilya tasarımlarını izleyiciler ile paylaştı. "Tasarım mobilya önemlidir çünkü malzeme ve geometri arasındaki bağlamları keşfeder" diyen Levete, malzemelerin tasarımın algılanışındaki önemine dikkat çekti. Amorf bir tasarımı mermerin modern, ancak meşenin neredeyse ilkel gösterebileceğini belirten Levete, Corian ve karbon-fiber gibi yeni nesil malzemelerle servis arabası ve balık tezgahı gibi basit işlevli ürün tasarımı deneyimlerine de yer verdi.



"Bugüne kadar çoğu projemi gerçekleştiremedim. Ancak onlarla en az gerçekleştirilmişler kadar gurur duyuyorum" diyen mimar, Amanda Levete Architects (AL_A) bünyesindeki yakın tarihli işlerini de masaya yatırdı. Levete'nin "galeriler ile dolu ve fazla burjuva" olarak nitelendirdiği Paris'te konumlanmak üzere ele aldığı ve Küçük Prens'in kült imgelerinden "fil yutmuş yılan"dan esinlenen ekstrem sporlar kompleksi projesi, özellikle dikkat çekici idi.



Amanda Levete IDW sunumu boyunca yalnızca endüstriyel tasarım değil, moda tasarımına da sıklıkla referans veren işler ortaya koydu. İngiliz mimar Marni marka bir çantanın süslemelerinden esinlenen cephe bezemesi tasarılarını ve Alexander McQueen tasarımı elbisenin silüetinden ilham alan kütle biçimlenişi tercihlerini örnekledi.

Levete, ünlü güncel sanatçı Anish Kapoor ile ortak çalışması olan Napoli metro istasyonu projesini de, yine böylesi bir multidisipliner güzergahtan yorumladı. "Ben bir heykelin değil, çalışan bir metro istasyonunun peşindeydim" diyen Levete, Kapoor ile ilişkisi üzerine de anekdotlar aktardı. "Mimar olmak pek de ilginç değildir" cümlesi ile sanatçılar ve mimarlar arasında farklı hassasiyetlerin olduğuna dikkat çeken Levete, "Biz mimarlar, yönetmelikler ile uğraşırken bir yandan da tasarımın bütünlüğünü korumaya çalışıyoruz. Anish bu hassasiyetlerin ayırtına vardı" ifadesinde bulundu.


İlişkili Haberler
Bu Haberi Sosyal Medyada Paylaşın
Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış.
Bu İçeriğe Yorum Yazın
Ad Soyad
E-posta
Yorum
Kalan karakter :

YEM | Facebook YEM | Twitter YEM | Linkedin