IKEA: Dünyanın En Pahalı Perakendecisi?

mimarizm.com / E. Seda KAYIM / 14 Temmuz 2009


Herkes pazarlığı sever, yeter ki değsin. Ve kimse IKEA'dan, dünyanın en büyük mobilya perakendecisinden, daha düşük fiyatlı ve "yüksek stil"li değil. IKEA bir tür anti-Wal-Mart gibi: Paha ve iyi değerler bir araya geliyor. Burası tasarımı ve markayı iyi kalite yerine vekil olarak atıyor. Tüm o gülümseyen, beyaz dişli İskandinavlar tarafından etrafı sarılmış pürüzsüz, parlak, modüler mobilyaların arasında isimlerini bir türlü telaffuz edemeden dolaşmak, suçtan arınmış bir "düşük fiyat dünyası"na pasaport çıkarmak gibi…

Ancak bir saniye için 2,5 TL'lik Färgrik kahve fincanınızı önünüze koyun ve kendinize sorun: Bir nesnenin fiyatının, onun sosyal bedelinin yalnızca binde birini yansıttığı mekanlarda alışveriş yapmaya gücümüz yeter mi?



IKEA fiyatlandırmak üzere tasarlıyor; yetenekli Avrupalı takımını sürekli daha da ucuz nesneler üretmeye davet ediyor. Bir yandan da çoğunluğu Asya ve Doğu Avrupa'dan olan tedarikçilerini olabilecek en ucuz fiyatı çıkarmak üzere sıkıştırıyor. Bazı değerlere göre dünyanın en büyük üçüncü ağaç tüketicisi olarak IKEA, gururla 15 orman gözlem merkezine de iş sağlıyor. Bunlardan sekizi Çin ve Rusya'da bulunuyor. Ancak yasadışı tomruk satımının yaygın olduğu bu coğrafyalarda IKEA'nın da tüm ahşabının yasal yollarla edinildiği şüphe götürüyor. Ayrıca şirket, tüketiciye iletilen maliyetlerde olacak yükselişe istinaden, kullandığı tüm ahşap malzemelerin yasal yollarla edinildiğini garanti edecek primi ödemekten kaçınıyor.

Ahşap sunta ve keresteden üretilen IKE mobilyalar bir ömürlük değiller; hatta bazı profesyonel nakliyatçılar güvenli taşınmalarını garanti etmeyi reddediyorlar. Hakkını vermek gerekirse, aile yadigarları piyasaya sürmek IKEA'nın hedefi değil. Tüm "self-servis" tatavalarına rağmen enerji korunumu da… Şirket, mağazalarını düşün enerji sarfiyatlı ampullerle aydınlattığından dem vuruyor ama marketleri, vergilerin düşük ve ulaşım masraflarının yüksek olduğu, şehir merkezinden uzak yerlere konuşlanıyor. Ortalama bir IKEA müşterisi 80 kilometrelik yol tepiyor. Akıllı bir şekilde IKEA, ulaştırma ve enerji masraflarını, evlerine gidip bir de satın aldıklarını birleştirmeye uğraşan müşterilerine paslıyor.

Tasarlanmış ancak zanaatkarlıkla üretilmemiş IKEA kitaplıkları ve koltukları, diğer tüm ucuz nesneler gibi, iştirake direniyor: Kırıldıklarında ya da arızalı çıktıklarında onları onarmaya girişmiyoruz. Onun yerine yenilerini satın alıyoruz. Massachusetts'ten bir çevre eylemcisi olan Wig Zamore, şu sıralarda IKEA ile birlikte çalışıyor ve şirketin bazı bölgesel yeşil girişimlerini destekliyor. Onun sözleri ile "IKEA, dünya üzerindeki en sürdürülebilir olmayan perakendeci". Ve gerçek maliyetlere –bizim torunlarımızın ödeyeceği bedele- bakılırsa, bu durum onu en pahalılar arasına da yerleştiriyor.

Bu haber The Atlantic'te yayınlanan "Buy to Last" isimli haberden çevirilmiştir.


IKEA'nın İngiltere için yaptığı ve "Van den Puup" isimli hayali tasarımcısı konu alan "kendine karşı" reklam kampanyası afşilerini görmek için ilerleyiniz. >>>>

İlişkili Haberler
Cem Kozar ve Işıl Ünal ile Mimarlık, Araştırma ve Tasarım Üzerine...
İlişkili Haberler
Bu Haberi Sosyal Medyada Paylaşın
Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış.
Bu İçeriğe Yorum Yazın
Ad Soyad
E-posta
Yorum
Kalan karakter :

YEM | Facebook YEM | Twitter YEM | Linkedin