Bilgisayar Oyunu: Eğlencelik mi, Sanat mı?

mimarizm.com / 16 Eylül 2011

Kurye 11 kapsamında düzenlenen seminer dizisinin bugünkü (16 Eylül 2011) ayağında, Bahçeşehir Üniversitesi Öğretim Görevlisi Dr. Güven Çatak'ın hazırladığı, 4 oturumlu "Video Oyununda Farklı Disiplinler" semineri gerçekleştirildi. 

"Oyun Anlatıları: Çatışma mı Uyum mu?" (Game Narratives: Clash or Coherence?) temalı ilk oturumda konuşan Tonguç İbrahim Sezen, Diğden Sezen ve Fasih Sayın'ın sunumları kadar soru-cevap seansı da ilgiyle izlendi.

'Dijital oyunlarda prosedürel anlatının ve anlamın yaratılması' konusunu irdeleyen T. İbrahim Sezen, oyun endüstrisinde 1970'lerden günümüze kadar yaşanan anlatı değişikliklerine odaklandı. Dramatik betimlemelerin eksik olması halinde, yaratılan dijital oyunların başarısızlıkla sonuçlanabileceğine dikkat çeken Sezen; bilgisayar oyunu anlatıları ile prosedürler, kurallar ve ifadeler arasında bir köprü kurulabileceğini vurguladı. 

Anlatı yoluyla, alternatif gerçeklik oyunlarında sanatsal unsurlar yaratma mevzusuna değinen Diğdem Sezen ise, oyuncuların bu oyunları sadece oyun olsun diye oynamadığına, aynı zamanda başka deneyimler yaşandığını ekledi.

Oturumun son konuşmacısı Fasih Sayın, video oyunu anlatılarındaki karakterlerin gelişimi ile oyuncunun verdiği kararlarının doğası arasındaki ilişkiyi mercek altına aldı. Sunumunda, Ron Edwards'ın; Oyuncu-Oyuncu (Gamist), Simülasyonsever (Simulationist) ve Anlatısever (Narrativist) olmak üzere üçe ayırdığı oyuncu tiplerini temel alan Sayın, konuşmasını şöyle tamamladı: "Anlatı olmazsa oyun da olmaz, çünkü bağlam eksik kalmıştır. Oyunda esas odaklanmamız gereken nokta, karakterler arasındaki çatışmadır. Tek bir geçerli seçimden bahsedemeyiz. Doğru bir seçim diye bir şey yoktur. Önemli olan bir karar verip, sonuçlarını izlemektir."

"Video Oyununda Farklı Disiplinler" seminerinin ikinci oturumunda ise; Çetin Tüker, Özgür Eren ve Kemal Akay "Sanat ve Dijital Oyunlar" konusunu masaya yatırdı.

Spor oyunlarının sanat formu olup olamadığını tartışan Çetin Tüker, "Sanat oyununun plastik malzemesi oyunun kendisi olmalıdır. Sanatı, oyunu oynarken oluşturmalıyız" dedi ve spor oyunlarında temel amacın sanat eylemi oluşturmaktansa kazanmak olduğuna dikkat çekerek, bu oyun alanının sanat olarak nitelenemeyeceği sonucuna vardı.

Bilgisayar mühendisliği eğitiminin ardından tiyatro oyunculuğunda karar kılan Özgür Eren ise, iki formasyonu aynı potada buluşturan "Sanal Tiyatro" (Virtual Theater) başlıklı sunumunda, video oyunlarının  iki ana akım örneğini, Tom Raider II ve Sims 2'yi  bu bağlamda inceledi. Sunumunda, dijital oyunların yaratıcı dramatik aktivite için bir platform olu olamayacağını sorgulayan Eren, önemli olanın, oyuncunun anlatıya biçim verilebilmesi ve oyunun kurallarına nüfuz edilebilmesi olduğunu vurguladı.

Eren'in ardından söz alan Kemal Eren, estetik kavramının felsefe ve sosyolojideki anlamları üzerinden video oyunlarına ilişkin eleştirel bir okuma yaptı.

Seminer programı; "Kuram ve Tasarım" (Theory and Design) ve "Project Game.doc" oturumları ile devam ediyor.


İlişkili Haberler
Bu Haberi Sosyal Medyada Paylaşın
Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış.
Bu İçeriğe Yorum Yazın
Ad Soyad
E-posta
Yorum
Kalan karakter :

YEM | Facebook YEM | Twitter YEM | Linkedin