İzmir Kamusallığının Başkenti: Kemeraltı

E. Seda KAYIM / 04 Aralık 2008
Eski sahil kasabası, şimdilerin 'en büyük üçüncü şehri' İzmir'in tarihinde, gerilere dek izi sürülebilecek bir kamusal alan Kemeraltı. Burayı kentsellik anlamında farklı ve özel kılan da, 'öteki' haline getiren de, o kamusallığın handikapları.

İzmir Kemeraltı'ndaki yenileme çalışmaları aslında birkaç senedir sessiz sedasız sürüyordu. 7000 yıllık bir yerleşim tarihine sahip liman bölgesi, İstanbul'da rastladıklarımızdan çok da farklı bir değişim geçirmemişti oysaki... Önce defalarca doldurularak sınırları değiştirilmiş ve büyütülmüş, Cumhuriyet dönemi sonrası arazi politikaları ile yerleşme alanları ve işlev bölüntüleri birbirine girmiş, iç göçler ile sakinlerinin profili değişmiş ve sit alanlarının içine dek uzanan kontrolsüz büyümesi sonrasında bir çöküntü bölgesine dönüşmüştü. Ancak, İzmir'i belki bir metropol değil ama ‘büyükşehir' yapan da tam olarak bu kozmopolit durumdu. Bir zamanların parlak ticaret ve turizm mekanı, artık işportacıların işgal ettiği, ancak alt-orta sınıfa hizmet eden ve güvenlik sıkıntıları nedeniyle sürekli ziyaretçilerinin tercihi olmaktan çıkan bir yer haline gelmişti. Tüm bunlar, büyüyen kentin ve onunla birlikte artan kamusallığın kabullenilmesi gereken gerçekleriydi.

Kemeraltı üzerine yeni kentsel politikaların üretilmesi ise kaçınılmazdı. 2000'li yıllar ile birlikte ivme kazanan kentsel yenileme çalışmaları, yapı ve mahalle ölçeğinde müdahaleleri beraberinde getirdi. Eski İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Priştina ile birlikte başlayan bu dönüşüm, sık sık olumlu ve olumsuz eleştirilerin de odağına oturdu.


Kemeraltı Girişi

Aslında İzmirliler için oldukça büyük bir değişim rüzgarının estiği Kemeraltı'na dikkatlerin daha geniş ölçekte ve yeniden çekilmesini sağlayan ise, öncelikle Kemeraltı Çarşısı için bir üst örtü tasarımını gündeme getiren ulusal yarışma ve sonrasında Buca Belediye Başkanı Cemil Şeboy'un Kemeraltı'nın geleceğine yönelik demeçleri oldu.

Yaklaşan yerel seçimlerin de etkisiyle ‘farklarını' ortaya koymaya soyunan isimlerden CHP İl Başkanı Kemal Karataş'ın "İzmir Meydanı'nı Kızıl Meydan haline getirme" projesinden sonra, Şeboy da Kemeraltı hakkındaki planlarını şöyle dile getirmişti:

"Kemeraltı'nı yeniden yapacağım. Oraya istedikleri kadar boya badana yapsınlar kurtulmaz. Tescilli yapıları tespit ettikten sonra dozerle girip hepsini yıkacağız. İkiçeşmelik'ten bakınca deniz görülecek. Kemeraltı'nın kendi mimari özelliklerini taşıyan yeni bir projeyi uygulamaya koyacağım."

Husus şu ki, Kemeraltı'nda gerçekten de ‘bir şeyler' oluyor. Bir yandan mevcut dokunun planlama ölçeğinde korunduğu ve Koruma Kurulu ile ortak çalışılarak tescilli yapılara haklarının teslim edildiği bir proje gerçekleştiriliyor. Bu proje, Kemeraltı Markalar Derneği isimli bir sivil toplum örgütü ile birlikte yürütülerek Türkiye'de az rastlanır türden bir hizmet veren-hizmet alan ortaklığı sürdürülüyor. Ancak öte yandan yapı ölçeğindeki müdahalelerin ne denli sağlıklı olduğu sorgulanıyor; yapıların hangi oranda özgünlüğünü koruduğu ve yapılan müdahalelerin ne kadarının gerekli olduğu soruları da, güncel bir kentsel tasarım ve koruma problematiğini yeniden masaya yatırıyor. Her halükarda esnaf, sakin ve kullanıcı, Kemeraltı'nı büyük oranda yaşatmak istiyor. Tarihselcilik sorunsalı ve korumacılığın kapsamı ise Kemeraltı bağlamında en azından tartışmaya açılıyor.

Geriye şu soru kalıyor: Kentlerin doğal toplumsal ve ekonomik döngüleri ile mücadele etmek mi, yoksa kentselliği yeniden kavramaya çalışarak mevcut formasyonlar içinden çözümler üretmek mi? Öyle gözüküyor ki, Konak Meydanı, Agora ve Kadifekale'ye dek uzayan, genişleyen Kemeraltı'nın kamusallığı, onu bir yandan kentsellik anlamında farklı ve özel kılıyor, diğer taraftan da savaş açılan bir ‘öteki' haline getiriyor.


 
Kemeraltı'nın Tarihi ve Bilinmesi Gerekenleri
Konak Belediye Başkanı Muzaffer Tunçağ ile Kemeraltı'nın Akıbeti Üzerine
Kemeraltı'nda Bugüne Kadar Neler, Nasıl Yapıldı?
Bu Haberi Sosyal Medyada Paylaşın
Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış.
Bu İçeriğe Yorum Yazın
Ad Soyad
E-posta
Yorum
Kalan karakter :

YEM | Facebook YEM | Twitter YEM | Linkedin