Mimarizm
Mimarizm
Etkinlikler
OcakŞubatMartNisan
MayısHaziranTemmuzAğustos
EylülEkimKasımAralık
Yarışmalar
OcakŞubatMartNisan
MayısHaziranTemmuzAğustos
EylülEkimKasımAralık
Mimarizm

"Cennetin Kapıları" İstanbul’da

27 Nisan 2009
"Cennetin Kapıları" İstanbul’da

Divriği Külliyesi
Tarihi en az bilinen beyliklerden biri olan Mengücekoğulları dönemi yapısıdır. Cami, şifahane ve türbeyi tek bir yapıda bütünleştiren bir erken dönem külliyesidir. Yapılar, birbirlerinden bağımsız tipolojileriyle tek bir kompozisyon içinde yan yana getirilmişlerdir. Divriği Ulucami ve Şifahanesi, yapıldığı dönem açısından istisna oluşturan yonsutal özellikleriyle dikkat çeker. Özellikle taçkapıları, 13. yüzyıl sonunda bile rastlanmayan coşkun barok karakterleriyle birer başyapıt olarak nitelenmektedirler.

Cami
16. yüzyıl başındaki büyük depremde batı bölümü bütünüyle yıkılıp yeniden yapılmıştır. Anadolu Selçuklu cami tipolojisinin en görkemli örneğidir. Kıble duvarına dik uzanan beş sahınlı bir plan şemasına sahiptir. Orta sahın daha geniştir. Beşer bölümlü olan sahınlar, 16 sütun üzerine oturan değişik tipte tonozlarla mihrap önünde büyük bir kubbeyle örtülüdür. Mihrap önü açıklığını izleyen tonoz örtülü ikinci açıklık adeta bir eyvan gibidir. Bunun ardından aydınlık feneri ile mukarnaslı bir kubbe, ağır bir nervürlü tonozla süslenmiş bir giriş öncesi açıklığı gelir. Orta sahın ve yan sahınlardaki bütün açıklıklar farklı bezemeli tonozlarla süslenmiştir. Son derece hareketli bir iç mekân düzeni yaratılmıştır.

Şifahane
Anıtsal bir yapı olmasına karşın camiye oranla çok daha yalındır. Ortaçağ medrese tipolojisinde özel bir yere sahiptir. Kapalı medrese tipolojisine giren üç eyvanlı ve revaklı açık medrese planının, avlusu örtülü bir örneği görünümündedir. Dönemin medrese-şifahane yapıları içinde, ana eyvan dışında ikinci katı ayrıntılı olarak kullanan birkaç yapıdan biridir.

Türbe
Yapının kurucusu Ahmed Şah ve ailesinin türbesi, ana eyvanın kuzeydoğusundaki odada tasarlanmıştır. Kare bir taban oluşturularak tromplar üzerinde sekizgen bir tambur üzerinde prizmatik bir külahla örtülmüştür.

Yontusal Özellikler
Divriği Ulu Camii ve Şifahanesi'nin bezeme programı Türk ve İslam sanatı tarihinde çok özel bir yere sahiptir. Bu eşsiz taçkapılar işçiliklerinin çeşitliliği ve kusursuzluğu yanı sıra cami kapısının ikongrafik programı ve simgeselliği ile olağanüstü mimari çizgileri aşarak bir heykel nitelikli tasarımlardır. Kuzey Taçkapısı kapıyı dev bir çelenk gibi saran, alışılmamış soyut bitkisel figürlerle kozmik hayat ağacı kavramını simgelerler. Heykelsi yüksek rölyef tekniği ile işlenmiştir.

Şifahane taçkapısında da tamamlanmamış olsa da, aynı kusursuz işçilik vardır. Tasarım ve bezeme anlayışı açısından İslam mimarisinde benzeri yoktur.

16. yüzyıl depreminden sonra yapılan geometrik bir tasarımla işlenmiş Batı taçkapısı, diğer kapılarla aynı karakter ve nitelikte olmasa da özgün bir yaratmadır. Çift başlı kartal, tek yırtıcı kuş kabartmaları olasılıkla özgün dönemden kalan fragmanlardır.
İlişkili Haberler
Bu Haberi Sosyal Medyada Paylaşın
Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış.
Bu İçeriğe Yorum Yazın
Ad Soyad
E-posta
Yorum
Kalan karakter :

Bölüm Sponsorları
BAŞLANGIÇ
28.04.2009
BİTİŞ
29.05.2009
YER
İTÜ Mimarlık Fakültesi, Taşkışla, İstanbul
İLETİŞİM
Selin Çıkınoğlu Artı İletişim Yönetimi T: (212) 296 69 10