E-Posta Şifre  
Beni Hatırla
Yeni Üyelik | Şifremi Hatırlat
Mimarizm Mimarlık ve Tasarım Yayın Platformu
MİMARİZM ARAMA
Sitede  
Mimarizm Bülten Arşivi
  Haberler
  Etkinlikler
  Yarışmalar
  Ajanda
  Kentin Tozu
  Çat Kapı
  İlk Yapı
  Karanlık Oda
  İş Dışı
  Mimarın Göbeği
  Kitabevi
  Test
  Dış Ses
  Anket
  Çizgi
  Reklam
  İşbirliklerimiz

Ajanda - Son 3 Gün
10.09.2010 - Cuma
Sergiler
İstanbul Dar Gelirse Karma Sergisi
Başlangıç : 10.09.2010
Bitiş : 28.09.2010
Yer : AYNA Cafe - Gallery, Bodrum
Düzenleyen : AYNA Cafe - Gallery "İstanbul Dar Gelirse" Karma Sergisi
12.09.2010 - Pazar
Eğitim
“Kayaköy’ü Deneyimlemek” Uluslararası Yaz OKulu
Başlangıç : 12.09.2010
Bitiş : 19.09.2010
Yer : Kayaköy, Fethiye
Düzenleyen : T.C. Beykent Üniversitesi “Kayaköy’ü Deneyimlemek” Uluslararası Yaz OKulu
Sergiler
Atamanın Mezopotamya Dramaturjileri Sergisi Romada
Bitiş : 12.09.2010
Yer : MAXII 21. Yüzyıl Sanatlar Ulusal Müzesi, Roma, İtalya
Düzenleyen : İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı Ataman'ın "Mezopotamya Dramaturjileri" Sergisi Roma'da

 
 
Yazıcıya Gönder
Arkadaşına Gönder
Anasayfa > Dış Ses > Politecnico di Milano: Deneyimler ve İzlenimler
  Politecnico di Milano: Deneyimler ve İzlenimler  
 
Yazar: Ufuk İpek ÇEVİK 07.05.2009 / 7 Yorum



İtalya ve mimarlık... Çoğu insan için birbiriyle son derecede örtüşen iki kavram. İtalya, yıllardır derslerimizde gördüğümüz gibi bir çok medeniyetin beşiği, çoğu kavramın çıkış noktası, sanatın doğduğu ve ilk örneklerini görebileceğimiz yegane ülke. İtalya’yı, her köşesinde derin bir tarih barındıran, tüm sanat ve mimarlık akımlarının örneklerini görebileceğimiz bir açık hava müzesi olarak nitelendirebiliriz.

İtalya deneyimim, ilk olarak Floransa’da dört yıl önce almış olduğum dil eğitimi sureci ile başladı. Daha sonraki yaz tatillerimin bir kısmını Floransa ve Roma’da geçirerek dil eğitimine devam ettim ve geçtiğim bu süreçler, İtalya ve mimarlığın birbirini bütünleyen iki kavram olduğunu, diğer Avrupa ülkelerine kıyasla İtalya’nın gerek kent yapıları, gerek bina formları ile ayrı bir kimliğe sahip olduğunu fark etmemi sağladı. Bu düşüncelerim beni, yüksek lisans eğitimimi İtalya’da almanın çok farklı bir tecrübe olacağına ikna etti.



Çoğu öğrenci, mimarlık eğitimini yurtdışında yüksek lisans veya doktora eğitimi alarak sonlandırmak ister. Yurtdışında eğitim görmek, farklı bir iş piyasasında tecrübe edinmek, yeni kültürleri tanımak ve de yeni bir dil öğrenmek, çoğu öğrencinin yurtdışı beklentileri içerisinde yer alır. Ancak Milano Teknik Üniversitesi’nde edindiğim tecrübeye ve bununla beraber diğer İtalyan üniversitelerinde okuyan öğrencilerle yaptığım görüşmelere dayanarak vardığım sonuç şu ki, mimarlık ve diğer tasarım eğitimleri, beklentilere tam olarak karşılık veremiyor. Bunun temel sebeplerinden birinin de eğitim sistemi farklılıkları olduğunu söyleyebilirim.



Türkiye ve İtalya üniversite eğitim sistemlerinin temel farklılıkları var. İtalya’da üniversite 3+2 sistemi ile okutuluyor ve isteğe bağlı olarak beş yıllık eğitim sonrasında bir yıllık ücretli, özel lisansüstü yapılabiliyor. Aynı zamanda 3+2 üniversite eğitiminden (laurea) sonra, doktora yapılabiliyor. Doktora, İtalya’da da, ülkemizde de olduğu gibi, dört yıl sürüyor. Bunun yanı sıra, üniversitede üç yıllık eğitimini tamamlamış öğrenciler “laurea specialistica” denilen iki yıllık uzmanlaşma eğitimi yerine bir yıllık, “birinci derecede Master” olarak isimlendirilmiş ve uygulamaya yönelik bir lisansüstü (Master) eğitimi görebiliyorlar. Ancak mimar unvanı elde edebilmek için 3+2 eğitim süreci tamamlanıp, temel mimarlık ilkelerine dayanan zorunlu bir sınava girilmesi gerekiyor. Buna rağmen Türk öğrenciler olarak biz, ülkemizde mezun olduğumuzda elde ettiğimiz mimarlık unvanı ile burada da serbest piyasada çalışabiliyoruz. Öte yandan “Bachelor” unvanı ile ikinci derecede lisansüstü olarak isimlendirilmiş 3+2 eğitim sonrasındaki lisansüstü eğitimini ve doktora eğitimini alamıyoruz. Bu yüzden ilk aşama olarak iki yıllık üniversitede uzmanlaşma eğitimini tamamlamamız gerekmektedir.



Milano Teknik Üniversitesi’nde mimarlık eğitimi, ülkemizdeki gibi kapsamlı bir şekilde veriliyor; ancak üç yıllık üniversite eğitimi daha çok temel derslere yönelik olarak gerçekleştiriliyor ve bu yüzden iki yıllık uzmanlaşma sürecinde -genel bir kaç ders dışında- tüm öğrenciler kendi seçtikleri mimari konu üzerine yoğunlaşıyorlar. Örneğin, şu an Milano Teknik Üniversitesi İnşaat – Mimarlık Fakültesi’nde yapı mimarlığı programında eğitim görmekteyim. Bu bölümde, tasarım derslerinden ziyade strüktür hesaplama ağırlıklı dersler almaktayım. Bunun dışında, üniversitede görmüş olduğumuz matematik, imar hukuku, mimarlık teorisi gibi dersler ile yüksek lisans eğitimimde tekrar karşılaşmaktayım.



Yüksek lisans eğitimi müfredatında bu çeşit derslerin yer alması, elbette kimi İtalyan öğrencilerin yıllık eğitimlerinde bu dersleri görmemiş olmalarına bağlı. Çünkü birçok öğrenci, mimarlık eğitimi almadan ve şehir bölge planlama, mimarlık bilimi gibi mimarlık fakültesine bağlı çeşitli bölümleri bitirerek yapı mimarlığı üzerine uzmanlaşmak istiyor. Sonuç olarak bu durum, biz mimar unvanı elde etmiş Türk öğrencilere sıkıntı veriyor. Buna rağmen, İtalyan öğrencilere kıyasla, üniversitede aldığımız mimarlık eğitimi ile -temel aşamada da olsa- mimarlığa dair her alanda belirli bir bilgi dağarcığına sahip olmamız, ülkemizdeki mimarlık eğitiminin bizlere burada sunduğu bir avantaj olarak karşımıza çıkıyor.



Ders ve proje içerikleri açısından da, İtalyan lisans ve lisansüstü eğitimlerinde ülkemizdeki mimarlık fakülteleri ile çok büyük farklılıklar bulunmuyor. Ancak eğitimine devam etmekte olduğum yapı mimarlığı programında, proje dersleri işleyişi ve ilerleyişi açısından, üniversite bünyesindeki diğer mimarlık programlarından biraz daha farklı bir yöntem takip ediliyor. En yüksek kredili ders olan proje dersinin iki yıl süresince devam edeceği programda, projeler iki yılın sonunda sunum ve üzerine yazılmış bir tez ile teslim edilecek.



Şu an devam etmekte olan projemiz, Milano şehri banliyö bölgeleri ve Milano Büyükşehir belediyesine bağlı kazalarda, modern çağın çalışan toplumuna yönelik bir toplu konut projesi. Proje kapsamında kentsel projelendirmeye yönelik şehir tasarımı başlıkları altında yazılmış kitaplar okunuyor ve proje grubunda tartışmalar yapılıyor. Bunun dışında Avrupa’nın çeşitli şehirleri ve Milano’da önceden projelendirilmiş örnekler yeniden çizilip, algılamayı destekleyecek sunumlar şekline getirilerek tartışılıyor. Ayrıca üniversitedeki proje derslerinde yapılanlara benzer şekilde, burada da proje arazileri ve bulunduğu bölgeler ile ilgili araştırmalar yapılıyor. Projenin geliştirilmesi aşamasından sonra ağırlıklı olarak strüktür hesapları yapılıyor. Böylelikle bir projeye, tasarımın yanı sıra, strüktürel bir bilinçle de yaklaşılabiliyor.

Ana proje dersi dışında, mimarlık bölümü ile ortak verilen koruma dersinde, iki yıl boyunca ayrıntılı bir restorasyon projesi yürütülecek. Ayrıca projenin röleve alma ve tarihini araştırma kısımları ile ilgilenilecek. Biz yapı mimarlığı bölümü olarak projemizi, eğitimimizin ikinci yılında, binanın strüktürel hesapları ile sonuçlandıracağız.

Her iki projede de strüktür bilincini geliştirebilmek amacıyla, betonarme ve çelik başta olmak üzere, yapı hesapları üzerine çeşitli dersler görülüyor. Fakat bu derslerde, öncelikle yapılara dair fikir sahibi olabilmemiz için verilmesi gereken teorik bilgiler yerine, çoğunlukla teknik bilgilere yoğunlaşılıyor. Çoğumuzun ülkemizden tanıdığı bu tip sorunlarla -ne yazık ki beklentilerin aksine- yurtdışı eğitimlerinde de karşılaştığımızı söyleyebilirim.



Yurtdışı eğitiminin, belirtilen sorunları dışında, bir yabancı öğrenci için farklı zorlukları da olduğu hatırlatılmalı. Milano Teknik Üniversitesi’nde çoğu bölüm İtalyanca eğitim veriyor. Bu da yüksek lisans veya lisans eğitimi öncesinde yoğun bir İtalyanca eğitimi gerektiriyor. Ancak İtalyan dili eğitimini tüm kurları ile tamamlamak da akademik dili algılamaya yetmeyebiliyor. Üniversite, yabancı öğrencilerine müfredatı dışında ücretsiz dil eğitimi verse de, bu eğitim akademik dili algılama açısından yeterli olmayabiliyor. Bu konuyu sadece İtalya ile sınırlandırmak da doğru olmaz, çünkü çoğu yabancı ülkede özelleşmiş eğitimler resmi dil ile veriliyor. Bu da öğrenciye zorlu bir adapte olma ve ülkeye alışma dönemi yaşatabiliyor. Kendi tecrübelerime dayanarak, dört yıldır her yaz düzenli olarak İtalyanca eğitimi almama ve son bir yılımı İtalya’da geçirmeme rağmen, yüksek lisans eğitimimin ilk aylarında akademik dile hakim olamadığımı ve çok zorlandığımı dürüstçe söyleyebilirim.



Milano Teknik Üniversitesi’nde mimarlık ve tasarım eğitimleri, sadece projelendirme ve teknik çalışmalarla da elbette sinirli değil. Eğitim programı, akademik dili öğrenmeye zorlayacak teori dersleri içermekle beraber, strüktür hesaplarının öğrenildiği çoğu derste daha önce rastlamamış olduğunuz yeni simgeler ve farklı bir teknik dil ile karşılaşıyorsunuz. Ve bu yenilikleri öğrenebilmek için öğrencinin derslerine, normalde ayıracağı vakitten çok daha fazlasını ayırması gerekiyor.

Yurtdışı eğitimlerinde karşılaşılacak bu zorlukların dışında üniversiteler, yabancı öğrencilere çeşitli fırsatlar da sunuyor. Milano Teknik Üniversitesi, her hafta düzenlenen mimarlık ve tasarım üzerine etkinlikleri ve atölye çalışmaları ile, verdiği eğitimin ötesinde, uygulamaya yönelik deneyimler de kazandırıyor; öğrencilerine çeşitli tecrübeler elde edebileceği farklı bir sosyal yasam sunuyor. Uluslararası bir üniversite olmanın verdiği avantajla çeşitli milletlerden çok sayıda yabancı öğrenciye eğitim veren kurum bizlere, İtalyan kültürünü tanımakla beraber, diğer milletlerin kültürlerini tanıma fırsatını sunuyor. Bununla birlikte, bir mimarlık öğrencisi için faydalı olacak bilgi paylaşımları için ortam sağlıyor.



Milano Teknik Üniversitesi veya bir başka üniversite öğrencisi olmaksızın da şehrin tasarım ve mimarlık alanındaki döngüsü içinde yer alınabilir. Bir üniversite öğrencisi olarak Milano’da yaşamanın öğrenciye sunduğu avantajlara, ekonomik destek ve de çeşitli devlet kuruluşlarından ücretsiz yararlanabilmeyi ekleyebilirim. Bunların yanı sıra Milano Teknik Üniversitesi mezunu olmak, Avrupa’da iş hayatına başlamak isteyen öğrenciler için iyi bir referans. Öte yandan İtalya’da çalışabilmek için gereken kriterler, ülkemizdeki sınırlara göre oldukça keskin ve edinilen tecrübeden ziyade mezun olunan okul, işveren için çok daha önemli bir kriter.



Milano’daki öğrenci yaşamına değinmek gerekirse… Tasarımın her alanından söz sahibi firmaları ve sanatçıları bünyesinde barındıran, her ay farklı bölgelerinde çeşitli mimarlık ve tasarım sergileri ile dünyaca ünlü fuarlara sahne olan Milano’nun, bir tasarım öğrencisine görüş açısını genişletebilmesi için büyük yardımı olacaktır.

Mimarlık, hepimizin bildiği gibi araştırma ve örnekler ile desteklenen bir meslek. Ve İtalya, özellikle de İtalyan tasarım alanının kalbi olarak nitelendirilen Milano, araştırma yapmak ve görüş açısını genişletmek isteyenler için çok çeşitli imkanlar sağlıyor. Ayrıca Milano, Avrupa’nın bir çok önemli merkezine yakin coğrafi konumu ile diğer Avrupa ülkelerini ziyaret edebilme fırsatını sunuyor.



Milano şehir yaşamında, çoğumuzun Türkiye’nin büyük kentlerinden tanıdık olduğu bir kaos kendini baş gösteriyor. İtalya’nın diğer şehirlerine nazaran Milano’da çok daha yoğun ve hızlı akan bir yaşamla karşılaşılıyor. Birçok kişinin düşüncelerinde şekillenmiş İtalya manzarası, dar sokakların büyük sevimli meydanlara kavuştuğu, şehir gürültüsünden sıyrılmış, sakin, keyifli bir hayatın akıp gittiği, az katlı ve bitişik nizamda yapılar kümesinden meydana gelen, komşuluk ilişkilerinin güçlü olduğu büyüleyici şehirlerdir. Ancak bütün bu söylemlerin aksine, Milano’da bu manzara çok nadir görülebiliyor. Gelişen sanayinin, yükselen binaların ve iş yerlerinden evlerine koşuşturan insanların sergiledikleri manzara, hayallerimizdeki İtalya görüntüsünü değiştirebilir. Ancak bütün bunlara rağmen, şehrin sadece yarım saat uzağına gidildiğinde hayallerde şekillenmiş manzarayla karşılaşmak olasıdır. Şehirle ilgili yaptığım genellemeler, Milano ve kuzey İtalya şehirleri ile sınırlandırılabilir. Çünkü Toskana Bölgesi ve Güney İtalya, tarihi şehir yapılarını savaş dönemi ve sonrasında süregelmiş değişimlere rağmen korumaktadır. Ancak metropol yaşamına ve aktif hayata alışmış bizler için ve bütün etkinlikleriyle yılın her mevsimi aktif olan, yaşayan şehir Milano, İtalya’da uzun süreli bir deneyim için en doğru tercih gibi gözüküyor. Bir mimarlık öğrencisinin mesleki gelişim süreci için, üniversiteleri ve şehir yaşamı ile yeterince fırsat sunuyor.

 

 
 
 
 
Favori ve Paylaşım
 
Yorumlar(7)
 
   
 
Sn. Çevik, Deneyimlerinizi öykü okur gibi okudum. Sözel alandaki başarılı uslübunuz eminim ki iş yaşamınızda da devam edecektir. Ben de 29 yıllık bir meslektaşınızım. Toplu konut ile ilgili bir projede görev yapıyorum. Siz gençlerin bilinç düzeyi ve mesleki duyarlılığınız da ayrıca beni çok mutlu ediyor. Güzelliklerle karşılaşmanız ve güzellikler yaratmanız dileği ile... Tülin Çağlar/ Mimar
Tülin Çağlar - 09.05.2009 10:49:42
İtalya'da eğitim almayı düşünen bir mimarlık öğrencisi olarak, yazınızı okurken büyük mutluluk duydum. Ne yazık ki, çoğu zaman karşılaştığımız, aklımızda şekillenen sorulara yanıt vermeyecek, yüzeysel anlatımların aksine tam da merak ettiğim konulara değinmişsiniz. Dil konusuna hakimiyet, ülkeye ve yeni bir kültüre adaptasyon, yeni bir okula alışmak gerçekten de çok zor olmalı. Restorasyona ilgim özellikle geçen sene yaptığım İtalya gezisiyle iyice pekişmesine rağmen bu konularda hala çekincelerim var. Dilerim ki deneyimlerinizi daha fazla paylaşabilir ve benim gibi düşünen daha nice arkadaşlarımıza yardımcı olabilirsiniz. MSGSÜ / Mimarlık Son sınıf Öğrencisi
Gülçin Güven - 06.07.2009 12:56:17
öncelikle sizden cevap beklediğimi belirtmek istiyorum. italya deneyimlerinizden faydalanabilirsem ne mutlu bana. ben üniversite eğitimimi resim bölümünde gördüm ve devamını da italyada getirmek istiyorum haliyle sanat deyince italya aklıma gelir özelde resim sanatı deyince. italyada resim sanatı alanında eğitim veren üniversiteleri merak ediyorum; özellikle güney italyada.
derya - 04.09.2009 17:17:47
Bu yazı gercekten İtalya' da karsılasabileceğimiz zorlukları ve olanakları netlikle dile getiriyor. Politecnico di Milano'yu arastırma evremde bana çok yardımcı oldu. Öncelikle Milano'yu bu kadar net bir dille anlattığınız için teşekkür ederim. Başarılarınızın ve bu güzel yazılarınızın devamını dilerim.
özge öz - 08.11.2009 22:28:28
Yazınız gerçekten çok net, anlaşılır ve yardımcı olabilecek nitelikte olmuş çok teşekkürler. Politecnico di Milano ya yüksek lisansa gelmeden önce yaptığım araştırmalarda yazınız çok faydalı oldu ve yaşadığınız deneyimlere olumlusu ve olumsuzuyla beraber kesinlikle katıldığımı belirtmek isterim. Başarılarınızın devamını dilerim.
Fulya Tokuç - 08.11.2009 23:20:31
merhaba derya, italya da sanat egitimi almak istiyorsan ve ozellikle guney italya dusunuyorsan, Bari deki guzel sanatlar akademisini oneririm... cevreden duyduklarim ve orada egitim gormus kisilerin izlenimleri gayet iyi Bari icin...
ufuk ipek cevik - 31.03.2010 12:54:25
Ufuk bey başarılar dilerim. Yazınız benim için de çok aydınlatıcı oldu. Katılmış olduğunuz programa inşaat mühendisleri de katılabiliyor mu? Yoksa sadece lisans eğitimini mimarlık üzerine yapmış olanlar mı devam edebiliyor?
Tahsin UZER - 07.07.2010 23:57:09
 
     
 
Yorumunuzu Yazınız
Adı Soyadı
E-posta  
 
 

Dış Ses Menü
Yazı Gönder
Erasmus'a Mutlaka Git; Eindhov...
Engelli Olmak: "Benim Yerimde ...
UCLA ve Yıldızlar
Şirince Aslında Çirkince Midir...
Hayatın Akış Yönünü Değiştiren...
Çankaya Belediyesi Çağdaş Sana...
Mimari Dönemlerin Buluştuğu Ad...
Nasıl Mutlu Mimar Olunur?
İstanbul'da Unutulmuş Bir Endü...
Hasanpaşa Gazhanesi: Yüzyıllık...
İstanbul, Valencia, İstanbul, ...
Hayvan ve Mimarlık
Gitmek - Fransa ve İspanya'dan...
Erasmus'u Denemek Ya Da Deneme...
LIVENARCH IV Kongresi'nden Öng...
Delft'ten Mimarlık Eğitimine B...
Tasarım ve Sessiz Şehir Milano
Politecnico di Milano: Deneyim...
İstanbul artık planlı mı?
Kamusal alanda kayboldum. Beni...
Mimarını Öldüren Ev
Bir Temsilin İnşası, Bitmeyen...
Boşluğun Mekanlaşması
Orda Bir Yer Var Uzakta… Kent ...
Bir Temsilin İnşası, Bitmeyen ...
Tutunma ve Mekan
UIA Neden Torino'da Yapılmamal...
Bir Temsilin İnşası, Bitmeyen ...
Mimarlıkta İletişimin Üç Şekli
Avrupa Konut Araştırmaları Ağı...
Bir Temsilin İnşası, Bitmeyen ...
Çizmekle Olsaydı...
Mimari Ve Kentsel Çevre Kalite...
Bugün Mimarlık İçin Ne Yaptın?
Mimar Tevfik Fikret'in Tek Yap...
Tüketmek... Belki de Tükenmek
T Cetvelini Daktilosunun Yanın...
Avant-garde ve Kitsch: "Mimarl...
Difüzyon ile Mimarlık Savaşlar...
Doğru Kurulmuş Bir Yapı Olarak...
Metin, Mekan Kurguları ve Süre...
Kentte ve Yüzeylerinde Grafiks...
Gelecek, Kent, Mekan...
Kör Mimarlık

İstanbul’da lisans ve iki yıllık yüksek lisans eği...

 
 
  Yapı-Endüstri Merkezi tarafından hazırlanan siteler için tıklayın
  Hakkımızda | İletişim | SSS | Reklam Bilgisi