|
|
Paris: Bir Ağustos Düşü -3-
|
|
|
|
Ülkeden ülkeye kentten kente değişir zamanın akışı... Paris'teyse zaman, tıpkı Marcel Proust'un 'Kayıp Zamanın İzinde' romanında olduğu gibi kıvamlıdır. Şehrin içinde kaybolduğunuz ilk anda hissedersiniz bu karamel yoğunluğundaki zamanı.
|
|
|
|
05.04.2013
|
Yazının Devamı
|
|
|
|
|
|
Bu Yaz Nereye Gitmek İstersiniz?
|
|
|
|
Yağmurlu ve soğuk bir kış gününün ardından odanın sıcaklığı birden yazın sıcaklığına dönüşüverdi. Nedensiz, "bir yaz olsa" diye geçti içimden. Ardından, işi gücü keyif yapmak olan çocuğun sesi duyuldu: "Nereye gitsek?"
|
|
|
|
01.03.2013
|
Yazının Devamı
|
|
|
|
|
|
Kavun Unutulmaz
|
|
|
|
Bana “Muratti” derdi. Her şeyi kendi bildiği gibi yaptı. Kendi bildiği gibi oldu. Gidişi bile... 3 Şubat 2013. Bugün tam 1 yıl geçmiş aradan. Ne çabuk.
|
|
|
|
03.02.2013
|
Yazının Devamı
|
|
|
|
|
|
|
Tonozların Söyledikleri
|
|
|
|
Erasmus programıyla misafir olduğu Sassari Üniversitesi'nden 'Dış Ses' kervanına katılan Attila Beksaç, Akdeniz tonozlarının sesine kulak verdiği yazısıyla Mimarizm'de...
|
|
|
|
04.01.2013
|
Yazının Devamı
|
|
|
|
|
|
Paris: Bir Ağustos Düşü -2-
|
|
|
|
Yine yeniden Paris… Yine yeniden güneş doğuyor… Günler Paris’te yıldırım hızıyla geçiyor. Bugün sabah erkenden kardeşimle Madeleine Kilisesi’nde buluşuyoruz. Artık metroyu o kadar iyi biliyorum ki, her çıkışı elimle koymuş gibi buluyorum.
|
|
|
|
10.12.2012
| 1 Yorum
Yazının Devamı
|
|
|
|
|
|
'Şehirsel Bedenler'in Geçmişi ve Geleceğine Dair...
|
|
|
|
Parisli ve çok yönlü bir şehir felsefecisi olan Thierry Paquot, şehirlerin evreleri boyunca türlü kalıplara girmiş ya da özgürleşmiş bedenlerimizi izliyor “Şehirsel Bedenler” adlı kitabında. Büyüyen şehirler bize kendi kurallarını dayatırken, bedenlerimizin bu kurallara uyumunu ya da isyanını sorguluyor. Bunu yaparken iflah olmaz bir “bisikletli” olduğundan, sokakların nabzını çok yönlü tutabiliyor.
|
|
|
|
03.12.2012
|
Yazının Devamı
|
|
|
|
|
|
Paris: Bir Ağustos Düşü -1-
|
|
|
|
Paris’te her mevsim ayrı bir düştür. Ayak basar basmaz içine çeker insanı; o cezbedici, hoş kokulu ve davetkar koynunda hazlara boğar. Ama zaman hep kısıtlıdır, saatler, günler asla yetmez. Yine akşam olur, gün biter, tadına doyulmaz zevklere ara verilir, tabi ki yaşanmışlıkların yazıya dökülmesine de...
|
|
|
|
23.11.2012
|
Yazının Devamı
|
|
|
|
|
|
İstanbul, Hayaller, Tarih ve Gelecek Üzerine
|
|
|
|
Mimarlık biraz da hayal kurmaktır derler, kente ve insana dair… Yanından geçtiğiniz yerleri yeniden yaratmaktır, kafanızda doğru olan ne varsa onunla var olanın yerini değiştirmektir. Kenti gözden geçirmek, kente dair düşler kurmak, yapıları yeniden yeniden yaratmak… Kimi zaman aynı yapı kafanızda birden fazla şekle bürünür, kendi hayalinizi bile yeniden hayal eder bulursunuz kendinizi...
|
|
|
|
22.11.2012
|
Yazının Devamı
|
|
|
|
|
|
Samimi, Bohem, Naif, Küçük, Eski, Korunmuş 'Weimar'
|
|
|
|
Yaşayacaklarım fikrimi önemli ölçüde değiştirecektir ama buradaki ikinci günümde Weimar’ı benim için tanımlayan kelimeler: Samimi, bohem, naif, sıcak, küçük, eski, korunmuş…
|
|
|
|
06.11.2012
| 2 Yorum
Yazının Devamı
|
|
|
|