 |
|
 |
|
|
|
Beyaz Badana, Midye Dolma ve Bozcaada
|
|
E. Seda KAYIM
|
01.08.2009
/
4 Yorum
|
|
|
|
|
|
|
|

Bu yılın en gözde tatil hedefleri / kaçış noktaları
arasında, neredeyse daima ortak bir isim gözünüze çarpmış olmalı. Denizinin ne
kadar temiz olduğu, nasıl da sakin bir kaçamak sunduğu, ama aynı zamanda insanı
sıkmayacak kadar da hareketli olduğu yazıladurdu. Bir yandan “bohem”lerin,
sanatçıların uğrak mekanı denildi, diğer yandan da ucuz ama konforlu olduğundan
söz edildi. Uzun lafın kısası; Bozcaada’dan bahsediyorum. Ama bizi Bozcaada
hakkında asıl çeken şey, elbette temiz ve serin suları ya da korunmaya çalışılan
Rum mahallesi değil. Bu pek de küçük olmayan ada irili ufaklı, müthiş tevazu
sahibi ve hatta biraz da köhne yeme-içme mekanlarında Ege mutfağının tüm
ferahlığı ve lezzetini bir araya getiriyor.
Bozcaada’ya Çanakkale’den
yaklaşık bir saatlik bir feribot yolculuğunun ardından ulaştığınızda, karşınıza
çıkan, hatta ilk bakışta sizi kendine doğru yönlendiren bir mekan var: Polente.
Kaba işçiliği beyaz badana ile kapatılmış cephesi, mavi renge boyanmış ahşap
doğramaları ve çatı terasından sarkan sardunyaları ile Ege’ye geldiğinizi size
hatırlatan ilk anlardan birini Polente’nin teşkil ettiğini söylemek yanlış
olmayacaktır.

Limandan
çıkar çıkmaz vardığınız ana caddenin hemen solunda kalan bu mekan bir cafe/bar;
hatta Bozcaada’nın en ilgi gören ve işlek mekanlarından biri. Uzun yıllardan
beri hizmet veren Polente, gerçekten de özellikle yaz hafta sonlarında
İstanbul’un kalabalığını aratmayan bir cümbüşe bürünüyor. Gün boyu chill-out ve
soft jazz türü parçaların çalındığı mekanın bu hareketli görüntüsü sizi
aldatmasın. Polente neredeyse hiçbir noktada “gece kulubü” halini almıyor.
Bozcaada’nın durağan değişkenliği içinde benzer nitelikler sergileyen mekan,
kalabalık ve eğlenceli ama sakin bir durak olmayı başarıyor.

Zaten
Polente’de de amaçlanan buymuş gibi gözüküyor. Yapının dingin, iddiasız ama
çevre şartları içerisinde dikkat çekici görünümü bir anlamda ilk ipuçlarını
veriyor. Örneğin dışarıdan betonarma bir merdiven ile ulaşılan teras çatıya
eklemlenen metal dikmeler ve üzerini bir güneşlik gibi saran sarmaşığın
oluşturduğu yarı mahrem mekan, kalabalıktan uzaklaşmak isteyenler için ideal bir
alan oluşturuyor. Bununla birlikte yapının önünü ve karşı kaldırımını saran
onlarca sandalye, sıra ve masa, geceyi konuşma sesleri ve kahkahalar arasında
geçirmek isteyenlere hitap ediyor. Açık mekanlarda ses sistemini oturtmak
gerçekten zor olmakla beraber, bir “buluşma mekanı” görünümündeki Polente’de bu
sorun bertaraf ediliyor. Sözünü ettiğim gibi, kitlesi Polente’ye güzel müzik
dinlemeye değil, güzel müzik eşliğinde sohbet etmeye geliniyor gibi gözüküyor.
Hatta öyle ki, kendinizi serin Bozcaada havasına ve müziğin etkisine kaptırıp
dans etmeye başladığınız noktada, Polente’nin müdavimleri bunu pek umursamıyor.
Bu küçük barda belli ki herkes kendi halinde olmayı seviyor.

Polente’nin kapalı mekanı büyük potansiyeller elbette
barındırmıyor. Oldukça küçük bu iç hacim, 29 Nisan’dan başlayarak Eylül başına
kadar faaliyette olan Bozcaada tesisleri düşünüldüğünde ihtiyacı yine de
karşılıyor olsa gerek. Polente, Bozcaada’nın artık simgesi haline gelmiş
gelincik şurupları ve gelincik votkası ile tanınıyor. Bu sezonu erken başlayan
adaya tanıtımların da etkisi ile gelip giden çok olunca, Polente’nin de gelincik
şurubu bitiyor. Ama sizi başka bir sürpriz bekliyor: Karadut votka, içinde
barındırdığı taze karadut suyu ve meyve taneleri ile -bulamadığınız gelinciğe
rakip olmasa da- alternatif oluşturuyor. Öte yandan Temmuz başında hala
açılamamış olan teras, Polente’nin işletme hanesine bir eksi olarak
düşüyor.
Sonra:
Lütfü Yetiş'in Yeşil Köşk Köftecisi, Lisa'nın Kafesi...
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Yorumlar(4)
|
|
|
|
 |
|
|
|
|
|
|
|
|
Bozcaada'yı çok överler..Ancak gidemedik..Mutlaka gidilip. kalınması gereken bir ada'mız diye düşünüyorum...Belki bu yaz...
|
|
|
murat akaltan
-
03.08.2009 09:34:03
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Yurdumun her tarafı harika. Ama şu özentimiz de olmayıp Mavi- beyaz renklere bürünmesek daha iyi olmayacak mı?
|
|
|
Gönül Şahin
-
12.08.2009 15:54:41
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Bu siteyi tesadüfen gördüm ve çok etkilendim. ki site sayesinde unuttuğum ve de hep atladığım bozcaadayı hatırladım. en kısa zamanda gitmeye karar verdim. umarım bozcaadayı da benzetmez koruruz. gerçi biz insanların korumak için bişi yapmamız gerekmez. zarar vermeyelim yeter.!!
|
|
|
Doğan MERPEZ
-
20.10.2009 11:45:24
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
harika yerlerimizden biri. müzikleri, evleri, yemekleriyle özelliğini koruyan adeta başka bir yer...
|
|
|
neşe ersoy
-
26.03.2010 10:52:55
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
 |
|
2009 |
|
|
|
 |