
Unkapanı.
Unkapanı Değirmeni İstanbul’da 19.yy.da yapılan endüstri yapılarından bu gün
işlevini kaybeden, boş ve bakımsız kalarak hızla harap olan yapılardan biridir.
Bu yazı da, her geçen gün biraz daha yok olan Unkapanı Değirmeni’nin bir gün
korunacağı umut edilerek yazılmıştır.
Endüstri arkeolojisi kavramının ortaya çıkışı yirminci
yüzyılın ikinci yarısına rastlar. Bu kavram, endüstri çağında üretim – imalat
yapılan yapılarını ve aletleri çağrıştırsa da, aslında tüm dönemlerdeki
donanımları içerir. Endüstri arkeolojisi kapsamındaki tüm kaynaklar, endüstri
mirasını oluşturur. Bu mirasın gelecek kuşaklara aktarılabilmesi, ancak
yapıların uygun bir işlevle kent hayatına kazandırarak ve özgün kimliklerini
korumayla sağlanabilir. Endüstri mirası olarak elde bulunan kaynaklar çok geniş
fakat çok parçalıdır. Bunun nedeni de endüstri uygarlığının kendisini değiştirme
gayreti ve bütünleşmiş bir işletme stratejisi olmayışıdır. Endüstriyel miras
kapsamında yer alan kaynaklar genel olarak sınıflandırılırsa, taşınır kültür
varlıkları olarak nitelendirilen aletler ile taşınmaz kültür varlıkları olarak
nitelendirilen yapılar ve endüstriyel peyzajlardır.

19.yy şehir haritası üzerinde işaretlenmiş olarak Unkapanı
Değirmeninin konumu.
Türkiye’de bilinçsizlik ve yanlış koruma çalışmaları
nedeniyle, tarihi endüstri yapıları birer birer yok olmaktadır. Birçok endüstri
yapısı teknolojinin gelişmesi ve yeni fabrikaların kurulmasıyla işlevini
kaybederek yıkılmaya bırakılmıştır. 1970’lerden itibaren bu yapılar, endüstri
mirası olarak kabul edilmeye başlanmış ve koruma kapsamına girmiştir.
Batılılaşma devrinde inşa edilen endüstri yapıları, o dönemin teknolojisini ve
ekonomik düzenini aktarması, toplumun yaşadığı belirli bir süreci yansıtması
açısından büyük bir öneme sahiptir. Bugün harap ve bakımsız olan ve hatta çok az
bir kısmı ayakta kalan sanayi yapıları mümkün olduğunca korunmalıdır. Endüstri
yapıları hakkında çok fazla bilgi bulunmadığı için bu yapılardan birinin bile
belgelenmesi önemlidir.
Unkapanı Değirmeni
Unkapanı Değirmeni 19.yy.ın sonlarında inşa edilmiş ve
günümüze kadar çeşitli nedenlerle oluşan bozulmalar ve onarımlar sonucu
değişerek gelmiştir. Unkapanı semti adını “un” ve Osmanlılar Dönemi’nde
kullanılan bir çeşit tartı aleti olan, toptan satış yapılan yer anlamına da
gelen “kapan” kelimelerinden almıştır. Semte “Unkapanı” denilmesinin sebebi ise,
İstanbul’a tahıl getiren gemilerin yüklerini Unkapanı’na boşaltılmasıdır. Bizans
döneminden beri Unkapanı bölgesi buğday ticaretinin yapıldığı yer olarak
gelişmiş, İstanbul’un en önemli ticaret merkezlerinden biri olmuştur. Bu kadar
çok buğday ticaretinin yapıldığı Unkapanı’nda birçok değirmen ve fırın
kurulmuştur. 1840’lı yıllara kadar İstanbul’da çoğunlukla rüzgar, su ve at ile
çalışan değirmenler kullanılmışken, bu yüzyılın sonunda bu değirmenler yerlerini
buharla ve elektrikle çalışan yeni tesislere bırakmıştır. Bu büyük tesislerden
biri de Unkapanı’nda kurulmuş olan “Unkapanı Değirmeni”dir.
Unkapanı Değirmeni’ne ait bulunan en eski dokümanlar 1912 tarihli şehir
haritaları ve aynı dönemde Ekrem Hakkı Ayverdi tarafından çizilen haritalardır.
Her iki haritada da yapının planı ayrıntılı olarak belirtilmiş ve “Beylik
Değirmeni” olarak adlandırılmıştır. 1930 tarihli J. Pervititch haritalarında da
Unkapanı Değirmeni’nden “Belediye Değirmeni” olarak söz edilir.
1870 yılında yapım izni çıkan Unkapanı Değirmeni’nin bu
dönemde yapılmış diğer değirmenlere göre oldukça büyük olduğu ve birçok binadan
oluştuğu görülür. 1940 yılında devlet tarafından satılmış ve yeniden özel
mülkiyet tarafından işletilmiştir. Bu dönemde yangın geçirmiş ve daha sonra
Umumi Mağazalara satılmıştır. İstanbul Manifaturacılar Çarşısı yapımı sırasında,
değirmen yapısı yıkılmıştır. 1980’li yıllarda yapılan ihale ile Unkapanı
Değirmeni’ni, Ticaret Borsası satın almış ve otopark olarak kiraya
vermiştir.
Unkapanı Değirmeni’nin 4 giriş kapısı vardır. Unkapanı Limanı’na gelen
buğday, değirmeninin kuzeydoğu cephesine bakan kapıdan (K02) içeri girer ve
içeride bulunan dekovil aksıyla taşınarak depolara getirilir. 19.yy. sonu
Unkapanı Değirmeni’nin fotoğrafı ile J.Pervititch ve şehir haritalarında
Unkapanı Değirmeni kompleksinde, değirmen binası, depo binaları, fırın,
yatakhane binası, dükkanlar, bacalar ve sarnıç açıkça görülmektedir.
Değirmen: Kompleks içindeki esas değirmen binası
19.yy. sonlarında İstanbul’da yapılan ve buharla çalışan diğer değirmen
yapılarında olduğu gibi, beş katlı, beşik çatılı ve üçgen alınlıklıdır. Değirmen
binasının bulunduğu yerde bugün İstanbul Manifaturacılar Çarşısı Blokları
bulunmaktadır.

Depolar: Değirmen binasının yanında iki ve dört
katlı iki adet ek yapı ve bir fırın binası vardır. Depo binası olarak kullanılan
bu yapılarda değirmen binası gibi, almaşık tuğla duvarlı, üçgen alınlıklı ve
beşik çatılı binalardır. Çoğu yok olmuş depo binalarından yalnızca kuzeybatı
cephesindeki binanın duvarları ayaktadır.
Fırın: Tek katlı fırın binası, kuzeydoğu-güneybatı
doğrultusunda uzanan, üç bölümden oluşan, kare şeklinde yaklaşık 1000 metrekare
büyüklüğünde bir binadır. Üç bölümden oluşan binanın orta bölümü depo ve servis
binalarıyla, kenarda kalan bölümleri ise avluyla bağlantılıdır. Fırın binasında
bulunan baca nedeniyle burada pişirme işleminin yapıldığı tahmin edilmektedir.
Bir bölümü ayakta kalmayı başarmış fırın binasının güneydoğu duvarının tamamı
ile güneybatı ve kuzeydoğu duvarlarının bir bölümü mevcuttur. Binanın diğer
duvarları, döşemesi ve çatı örtüsü yok olmuştur.

Yatakhane: Kompleksin güneydoğusunda kalan iki katlı
binanın zemin katı depo, üst katı yatakhane olarak kullanılmaktadır. Bu binada
sarnıç ve birde baca bulunmaktadır. 1930 tarihli J.Pervititch haritasında baca
ve sarnıç açıkça görülebilmektedir. Depo ve yatakhane binasının önünden üstü
sundurmayla örtülmüş dekovil hattı geçmekte, öğütülen un bu dekovil hattı
sayesinde taşınarak depolandığı sanılmaktadır. Diğer depo binası fırın binasının
yanında bulunan depo ve idare olarak kullanılan binadır.
Lojman: Unkapanı değirmenine sonradan eklenen bir de
lojman binası bulunmaktadır. Üç katlı beşik çatılı lojman binasının cephesi
Unkapanı Değirmeni Sokağına bakmaktadır. Binanın zemin katında değirmenin ana
giriş kapılarından biri bulunmaktadır. Değirmen kompleksinin kuzeyinde bulunan
üç katlı lojman binasının kuzeybatı cephesi İstanbul Manifaturacılar Çarşısı
Blokları yapımı sırasında yıkılmıştır.
Sinema: Günümüze kadar oldukça iyi halde korunarak
gelmiş bulunan sinema binasının cephesindeki sıvalar dökülmüş, kapı ve pencere
doğramaları yok olmuştur.
Bacalar: Değirmenin iki bacasından biri tamamen,
diğerinin ise bir kısmı yıkılmıştır.
Servis: Günümüze kadar korunmuş olan tek katlı bir
yapıdır. Bugün büfe ve kahvehane olarak kullanılmaktadır.


Kariptaş'ın röleve çalışmaları.
Yukarıda bahsedilen yapılardan günümüze kadar ayakta
kalmayı başaran çok azdır. Unkapanı Değirmeni kompleksinde bulunan esas değirmen
binası günümüzde mevcut değildir. Unkapanı Değirmeni’nin bugünkü durumuna
baktığımızda, tümüyle yok olan bölümlerin yanı sıra, mekan, cephe, strüktür ve
malzemede görülen bozulmaları da görebiliriz. Sonuç olarak günümüze kadar
değirmen kompleksinde bulunan yapılardan sadece sinema ve servis binasının
tamamı, fırın binasının üç duvarı, depo ve yatakhane binasının duvarları ile
lojman binasının bir bölümü gelebilmiştir.

Kariptaş'ın röleve ve restitüsyon çalışması.

Kariptaş tarafından önerilen yeniden işlevlendirme
şeması.
Geçmiş tarihimizi ve kültürümüzü yansıtan, bir dönemin değirmen yapıları
hakkında bize fikir veren Unkapanı Değirmeni’nin yeni kullanımına ilişkin
çalışma yapılırken dikkat edilecek ilk şey binanın özgün kimliğinin mümkün
olduğunca korunması ve o binaya ait özelliklerin vurgulanmasıdır. Cepheleri
özgün olarak korunan yapının içinde, yeni işlevin gereği olan bazı değişiklikler
ve ekler yapılması kaçınılmazdır. Ancak yapının çevrede bulunan okullara ve iş
merkezlerine olan yakınlığı, yeni kullanıma ilişkin önerilerde bulunurken etkili
olmalıdır. Zaten Unkapanı Değirmeni için Yapı Merkezi tarafından hazırlanan
Unkapanı Borsa-Kültür ve İş Merkezi Projesi adı altında bir proje
bulunmaktadır.
Bu yazı yazarın “İstanbul’daki Osmanlı
Dönemi Değirmenlerinin Mimari Açıdan İncelenmesi Ve Unkapanı Değirmeni’nin
Günümüz Şartlarında Değerlendirilmesi” isimli tez çalışmasından
oluşturulmuştur.
Tüm çizimler Füsun Seçer Kariptaş tarafından
yapılmıştır.